Suç örgütü kurmak ve yönetmek iddiasıyla yargılanan ve 8 bin 600 yıl hapis cezası alan Adnan Oktar, İstanbul Anadolu 1. ağır ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmasında, daha öncekilerde olduğu gibi yine ilginç sözler etti; peygamber olmadığını ancak söylediklerinin çıktığını savundu.

Ana dava dosyasının bir kolu olan 'dolandırıcılık' dosyasıyla ilgili görülen duruşmada, savcısının; "Konferans tarzında savunma yapmayın" şeklindeki uyarısı üzerine Oktar, peygamberlerden örnekler vererek; “Hz. Yusuf, Hz. İbrahim, bütün peygamberler yargılandı. Hepsi kendi inançlarına göre cevap verdi. Kanunlara göre cevap vermediler. Sayın savcımızın dediği gibi konferans tarzında savunma yaptılar. Hz. Yusuf da öyle yaptı” dedi. 

Yürek burkan tesadüf! Meğer ölüme yürümüş Yürek burkan tesadüf! Meğer ölüme yürümüş

"DEVLET HER ŞEYİ BİLİYOR"

Kendilerine kumpas yapıldığını söyleyen Oktar, 1-2 yıla kadar bu kumpasın çökeceğini iddia etti. "Bu operasyon bizi dağıtma amaçlıydı" diyen Oktar, davanın boş çıkacağını savundu. "Biz size kumpas yaptık, siz de sesinizi çıkarmayın diyorlar" diye konuşan Oktar; "Böyle bir şey olmaz. Bu kumpas en fazla bir iki yıla kadar dümdüz olacak. Bunu yapanlar da yargılanacaklar. Ama ben şikayetçi olmayacağım. Bu dava boş çıkacak. Herkes biliyor kumpas yapıldığını. Devlet biliyor" iddiasında bulundu.

Duruşma boyunca, kendilerine kumpas kurulduğunu çok kez tekrarlayan Oktar, bunun kendisini daha da güçlendirdiğini söyledi. Operasyonun kendilerini dağılmaktan ve ekonomik olarak batmaktan koruduğunu iddia eden Oktar ilginç sözlerini şöyle sürdürdü: 

"OPERASYON BİZİ DAĞILMAKTAN KORUDU"

"Benim fikirlerimin, düşüncelerimin galip olduğunu önümüzdeki yıllarda hepimiz göreceğiz. Ben Peygamber değilim. Peygamberimizin hadislerine dayandırarak anlatıyorum. Söylediklerim çıktı, Peygamberimizin olacak dediği her şey oldu. İnsanların kafasına göre dünya değişmiyor. Allah, Kuran, Tevrat, İncil, peygamberler ne diyorsa o oluyor. Tevrat’ta Allah’ın  kumpasçılarla alay ettiği bildiriliyor. Operasyon olmasaydı arkadaşlarımızın yüzde 90’ı dağılırdı, erken tahliye etseler yine dağılırdı. Bu, Hızır’ın bereketi. Yüksek sosyeteden, dinden uzak gençlerdi arkadaşlarım. Macera olarak gelmişlerdi bir kısmı. Şimdi hepsi anlattıklarımızın gerçek olduğunu daha iyi anladı, tam dava insanı oldular. Mehdiyet devlet ideolojisidir. İslamı dünyaya hakim etme konusunda Müslümanlar, Museviler, Hristiyanlar karar aldılar. Bunları göreceğiz ilerde. İspiyoncuyu devlet beğenmez, muhbirden, davasına ihanet edenden devlet nefret eder. Onlara zayıf halka diyorlar. Devlet, şirketlere el koyarak arkadaşlarımızı bu beladan korumuş oldu. Ekonomik krizden dolayı batacaklardı yoksa”.