KADER ÇELEBİ

İstanbul, Melen ile Düzce gibi Anadolu'nun da enerjisini sömüren bir vampir konumunda!

Siyaset, vitrindeki İstanbul için adeta tüm Türkiye'nin imkanlarını seferber etmiş durumda.

Bununla birlikte, vitrindeki İstanbul bile ciddi bir kuraklık yaşıyor.

İSKİ iki aylık su rezervi kaldığını belirtiyor.

Samimi Haber olarak, İstanbul üzerinden kuraklığın boyutunu anlatmaya çalışacağız!

RAKAMLARLA KURAKLIK

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, son 9 yılın en düşük seviyesinde. 3 Ağustos İSKİ verilerine göre bu oran, İstanbul'daki 10 barajın ortalaması için yüzde 36.43 olarak ölçüldü.

indir-7

SON 9 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE 

İstanbul'a su sağlayan 10 barajdan 4'ü kritik seviyede. Alibey Barajı ve Büyükçekmece Barajı son 9 yılın en düşük seviyesinde. Alibey geçen yılın aynı döneminde yüzde 45.49 olurken bugün yüzde 18.56 oranında.

BARAJLAR SOS VERİYOR AMA KURAKLIK YOK!

Büyükçekmece ise geçen yılın aynı döneminde yüzde 74 iken bugün yüzde 17.72 oranında. Terkos Barajı ise geçen yılın aynı döneminde 63.16 olurken bugün 24.09 oranında. Kazandere barajının seviyesi de yüzde 7 ile SOS veriyor.

İstanbul'a su sağlayan barajlar arasında doluluk seviyesi en düşük olan Pabuçdere oldu. Pabuçdere geçen yıl aynı dönemde 70.33 olurken bugün 4.68 oranında.

indir (1)-1

indir (2)

İstanbul'un barajlarında alarm verilmesi durumunda ise su takviyesi Melen ve Yeşilçay'dan yapılıyor.

indir (3)

Peki İstanbul bu sene susuz mu kalacak?

Önlemler alınıyor mu?

Tasarruf yapılıyor mu?

Her sene bu dönemlerde su krizi kapıda, su kıtlığı yaşanıyor, daha da ısınıyoruz, kuraklığı yaşıyoruz, barajlar alarm veriyor, su krizi kapıda şeklinde haberler okuyoruz. Peki sahiden barajlar alarm veriyor mu? Su kıtlığı mı yaşanıyor ya da yaşanacak mı? Gerekli önlemler alındı mı?

Konunun tarafları İSKİ, İklim ve Doğa Bilimci Prof. Dr. M. Levent Kurnaz ve akademisyen Ramazan Kurtoğlu’na sorduk.

Tehlike çanları mı çalıyor, tehlike kapıda mı?

İSKİ: 68-70 GÜNLÜK REZERV VAR!

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), İstanbul'un su sorununa sorularımızı yanıtladı. 

İSKİ, “İstanbul’un an itibari ile su sorunu yok. Şu anda rezervlerimizde 320 milyon m3 su var” açıklamasını yaparak, hiçbir kaynaktan su almasak bile 68-70 gün yeterli miktarın olduğunun altını çizdi. İSKİ; aylık, yıllık ve mevsimsel öngörülerle çalıştıklarını vurguladı.

“SU TASARRUFU ÇAĞRISI YAPIYORUZ”

Su kıtlığı yaşanması durumunda ise İSKİ, “Su kıtlığı yaşansa en kötü günlerde bile nüfusun sadece yüzde 10’na su verememe durumu oluşabilir. Bu ihtimali ortadan kaldırmak  için su tasarufu çağrısı yapıyoruz” açıklamasında bulundu. 

“TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ KURAKLIK YAŞANDI”

İSKİ, barajlardaki doluluk oranıyla ilgili ise şöyle devam etti:

“Şu anda barajlardaki doluluk seviyesi yüzde 36 iken, bizim hesaplarımıza göre en kötü, orta ve maksimum senaryoya göre yapılıyor. En kötü senaryoda barajlar kasım ayında yüzde 20 seviyesine kadar geriler. Kasım ayından sonra da, en kötü olasılkla gelen su şehre verilen suyu karşılayacaktır. Asıl sıkıntı Avrupa yakasında, tarihte görülmemiş kuraklık yaşandı. Anadolu yakasından su aktararak açığı kapatıyoruz. Yaz sezonlarında tasarruf önemli her şey günlük gülistanlık değil.”

“MELEN’DEN SU ALMA KAPASİTEMİZ ARTTI”

İSKİ, kuraklığa karşı planını şöyle açıklıyor:

“İstanbul suyunun tamamına yakını yağmur hasadı karşılıyor. Melen çayından su alıyoruz. Yılda 600 milyon metreküp su alabilecek kapasitedeyiz. Melen Barajı gecikmesi nedeniyle ilave olarak 3. Terfi Merkezi inşa edilerek devreye alındı. Bu sayede Melen’den su alma kapasitemizi arttırdı."

EYYAM-I BAHUR İSTANBUL BARAJLARINI ETKİLİYOR MU? 

Türkiye her sene ağustos ayının ilk günlerinde çöl sıcakları şeklinde adlandırılan "Eyyam-ı Bahur" etkisinde kalıyor. Peki bu durum barajlardaki su miktarını daha da azaltır mı?

Bilindiği üzere, 2023 Temmuz'unda iki kez Türkiye'de sıcaklık rekoru kırılmıştı!

"HER SENE YAŞANIR"

Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, bu durumun özel bir durum olmadığına ve her sene yaşandığına dikkat çekerek, “Eyyam-ı Bahur dediğimiz temmuz ayının son haftasıyla Ağustos ayının ilk haftasıdır. Her sene yaşanır” ifadelerini kullandı.

levent-kurnaz

“Yani temmuz ayının son haftasıyla ağustos ayının ilk haftası olmayan bir sene bugüne kadar ben yaşamadım. Dolayısıyla bu çok özel bir durum değil de her sene yaşanan bir şeydir. Her sene de barajlardaki su miktarı bu zamanlarda biraz daha azalır. Sonra tekrar dolar.”

“İSTANBUL BARAJLARINI BESLEYEN ŞEY YAĞIŞLAR DEĞİL”

Kurnaz, İstanbul barajlarını besleyen şeyin yağış olmadığını Melen’den gelen su olduğunu vurgulayarak, “Melen’den gelen su da değişiklik olmadığını müddetçe İstanbul barajları bir sorun yaşamaz” dedi.

“BURADA TEHLİKELİ BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL”

“Melen'den daha fazla su basarlar. İstanbul barajlarında biraz daha fazla su olur. Yani burada tehlikeli bir durum söz konusu değil.

İklim Bilimci Kurnaz, İstanbul’un suyu bol bir şehir olmadığına dikkat çekerek, “Ama bu demek değildir ki biz tasarruf etmeyelim” diyerek tasarrufa davet etti.

Dolayısıyla biz tasarrufa devam edelim ama İstanbul tehlikede değil şu an için ve gelecekte de.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MANİPÜLE Mİ EDİLİYOR?

İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Ramazan Kurtoğlu, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Ekran görüntüsü 2023-08-03 121958

İklim değişiminin bilinçli bir şekilde yapılabileceğini öne süren Kurtoğlu, “Kuraklık var ama küresel ısınma(iklim değişikliği) HAARP ile manipüle ediliyor. Bu yeni değil. 1967’de iklim

Amerikan Hava Kuvvetleri'nin 1998’de yayınlamış olduğu raporda 2023’de tamamen hakim olacağız raporu var zaten. Bu konuda benim Biyo-Politik Savaşlar kitabımda detaylı bir şekilde bunu ele aldım” ifadelerini kullandı.

“NİYE 20 YILDIR ÇARE BULAMAMIŞLAR”

 “Bugün Türkiye bir su sıkıntısındaysa İstanbul gibi 17-18 milyon metropole niye 20 yıldır çare bulmamışlar? Değil mi?“

KURTOĞLU: DEĞİŞİMİN GEREĞİNİ YAPMIYORUZ!

“Yani İklim Bakanlığı diye cafcaflı isim koyuyoruz ama iklimin gerektirdiği bu suni de olsa, tabii de olsa bu değişimin gereğini yapmıyoruz. Bir işte biliyorsunuz bir Düzce'de bir şey yapılmıştı yıllar önce. Ama onunla kaldı bugün baktığımızda önümüzdeki dönemde gıda ve su üzerinden 2025’te parası olan da her gıdayı bulamayacak. Suyu da bulamayacağız. Oraya doğru gidiyor.“