Ana Sayfa Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
YUNUS EKŞİ
YUNUS EKŞİ

Katılım bankalarının faizsiz olduğu iddialarına cevap

Katılım bankalarının sevdalıları

Geçtiğimiz gün bir dostumuz bize  whatsapp  üzerinden internet akit gazetesi yazarlarından Vehbi Kara isminde bir arkadaşımızın benimle görüşmek istediğini söyledi. Konu ise iktisat Hareketi kurucusu ve havuz sisteminin mimarı Prof.Dr. Mete Gündoğan beyin bir video konuşmasında, katılım bankalarının faizle ilişkisini anlatırken verdiği örnekte   kullandığı idrarla abdest alma benzetmesiydi.

 Faizsiz katılım bankalarının, diğer bankacılık sisteminden bağımsız olmadığı, sistem içinde yasal sorumluluk ve hareket alanlarının bazı tercih farklılıkları ile beraber aynı olduğu, kar payı diye isimlendirilen şeyin bankacılık sisteminde faiz olduğunu anlatırken, katılım bankalarının da faizli işlemler yaptığını söylerken idrar ile abdest almak olduğunu benzetmesi, Vehbi Kara beyle   yaklaşık 40 dk süren telefon görüşmemizin konusu oldu.

Önce kendisini dinledim. Nereyi eksik anlamış, neye kızmış, nasıl meseleyi anlamasında yardımcı olabilirim diye. Ben dinledikçe söz alma fırsatı kollarken, kızgınlığını dönüp dönüp Sayın Gündoğan’ın benzetmesi üzerine getiriyordu.

Öyle ifadeler kullandı ki, katılım bankalarının düşmanı, Siyonistlere hizmet etmekle itham edecek, bilgisinden büyük itham edici cümleler kurdu. Kendisine ekonomik yapı ile ilgili bir bilgi sahibi olup olmadığını, konuya ilişkin yasal düzenlemelere hakim olup olmadığını sorduğumda hayır cevabını yarım ağızla aldım.

Gördüm ki kendisi faizsiz iddiasında olan katılım bankalarının faizli iş yapmadığına şartlanmış, muhtemelen üç beş kuruş parası orada nemalandığı için katılım bankalarının faizsiz işlem yaptığına dair sıkı bir savunucusu kesildi.

Bu kardeşimiz ve bu eksende düşünen ve tavır sergileyen kardeşlerimize ilk tavsiyemiz narkozun etkisinden çıkmaları gerektiğidir. Nasıl bir öğretilmiş çaresizliklere hak suretinde sarıldıklarının farkında değiller. Zihinsel narkoz, cerrahi narkozdan daha tehlikelidir. Bunun için bir değersayım değişikliğine gitmeden zihinsel narkozdan çıkılmasının mümkün olmadığını da bu arada belirtmiş olalım.

Telefonda yapacağım izahatın artık onun için yersiz olduğunu anladığımda, Sayın Mete Gündoğan’ın (sözde faizsiz) katılım bankalarının finansal işlemlerini idrarla abdest almaya benzetmesinin en hafif bir benzetme olduğunu söyledikten sonra, konuyu samimi bir şekilde anlamak istiyorsanız konuyla ilgili Mete Beyin kitaplarını tavsiye ettim.

Mete Gündoğan Bey’in bu ifadesinden çok daha şiddetli ve sert bir şekilde söylenmesi gerektiğinin  altını çizerken, konuyla ilgili Bakara Süresi 275-279 ayetlerini kendisine hatırlatarak; bu işi yapmaktan vaz geçilmediği taktirde Allah ve elçisi ile harp olduğunu, ebedi cehennemlik olacağını ifade eden ayeti hatırlattım. Vehbi Kara Bey’in beni arama amacının doğruya ulaşmak olmadığını, yazacağı makalesi Mete Gündoğan Bey’e sözde cevap vereceğini söyledi ve yolun açık olsun deyip telefonu kapadım.

Şimdi Vehbi Kara Beyin, bilgi yoksunu makalesinden bazı bölümleri değerlendirerek okuyucularımıza sunmak istiyorum.

Yüzbaşı iken TSK dan ayrılmak zorunda kalan Vehbi Kara savunduğu faizsiz finans kurumları ile ilgili şunları söylüyor;

1.      ‘1964 yılından beri İslamiyet bu paradan para kazanan ahlaksız sömürü sistemini yasaklamıştır.’

İslam 1400 yıl önce paradan para kazanmayı, faizi yasaklamış. 1964 den beri değil. Arkadaşımız 1964 tarihini veriş nedeni sözde faizsiz bankacılığın başlaması olarak bunu İslam’ın faiz yasağını finans sisteminde başlattığını söylüyor. Bilgi yanlış söz yalan.

 

2.      ‘Bu faizsiz sistemi yerine ‘karzı hasen’ borçlanma sistemini getirerek para baronları be tefecilerin önü kesilmiştir.’

İslam bir borçlanma sistemi getirmez. Tam tersine borçlanmayı bitirici dengeleri önerir. Bu konuda bakara süresi 282 ayet borçlanma durumu olduğunda onu düzenler ve nasıl bir ilişki içinde olunması gerektiğini ayette açık seçik biçimde ifade eder. Borç verildiğinde kaydedilmesi, borçluya süre verilmesi, verilen sürede borçlu yine eli darda ise borcun tasfiye edilmesi önerilir. Eğer borçlu borcunu ödeyemez bir duruma düşerse devlet borçlunun velisi olarak borç tasfiyesine gider.

Bu ticari hayatı içinde olası insan hatalarından doğan ticari olumsuzlukların giderilmesine yönelik düzenlemedir. Yoksa Vehbi Kara beyin iddia ettiği gibi borçlanma sistemi getirmek değildir asla. Borçlanma sistemi bugün uygulamada olan bizim Borca Dayalı Para sistemi dediğimiz borç tuzağıdır. Bu borçlanma modeli ile insanlar faiz le borç üzerinden sömürülmektedir. Hakla batılı Vehbi Kara Bey birbirine karıştırmış.

Ayrıca Haşır süresi 7 ayet , paranın bir azınlık arasında dolanmasına neden olan borç sistemine itiraz eder. Azınlıkların parayı kontrol ederek sürekli borç vermesine zemin oluşturacak her adil olmayan bölüşüme karşı Haşır süresi 7 ayeti önemli temel denkliklerinden biridir. ‘’Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın’’ Rahman süresi 9.

3.      Müslümanların içine sızan Siyonistler başta olmak üzere çeşitli para baronları kanunen suç olan katılım bankalarının faizle işlem yapmalarını dillerine dolamış, helal kazançla yaşamaya çalışan Müslümanlara ve kurumlara çamur atmaya çalışmışlardır.

 

Vehbi Kara Bey’e telefonda’ siz bankacılık ve finansal kurumların yasalarına hakim misiniz?’ Bana hayır dedi. Bilgisi olmadığı bu konuda, bankaların finansal tablolarını okuma yeterliliği olmadığı ve okuma ihtiyacı duymadığı halde böylesine gerçekle ilgisi olmayan bir temennisini söylemesi, savunduğu sözde faizsiz kurumları yöneticilerini de da kıs kıs güldürmüştür.

Sözde faizsiz katılım bankaları, topladıkları mevduatları kısa vadelerde nerelerde kullanıldığına bakılması diğer bankalardan farklı olmadığını gösterecektir. Bir takım İslami kavramlarla aklanmaya çalışılan bu yapılar, yaptıkları işlemler açısında diğer bankacılık sistemi ile % 90 örtüşür. Çünkü aynı yasalara tabiler.

Finansal düzen faiz çarkı ile döngüsel olarak sürdürülüyor. Katılım bankaları da bu düzenin parçasıdır ve faiz üretir sürekli. Kar payı demekle faiz olmaktan çıkmaz. İşlemler aynı. Gerçekler acıdır. Her ne kadar kabul edilmek istenmese de bugün bu finansal yapı içinde müftüsü de, hocası da, hacısı da en dindar geçineni de bu faiz düzeni içinde besleniyor ve yaşıyor. Bu sistemi dönüştürmek istemeyenler, keyiflerini bozmak istemeyenler, sistem içinde vicdanlarını tatmin etmek için altı boş aldatmaca söz kurarlar.

4.      Katılım bankalarına düşman olan bu kişiler, paranın faiz sisteminin bir parçası olarak üretildiğini iddia etmektedir. Halkımızı kandırmak için söyledikleri ’Merkez Bankası bir anonim şirkettir, bankanın sahipleri faiz baronlarıdır. Demek ki neymiş Merkez Bankasının bastığı paralar faiz işlemidir ve bunların kullanılması haramdır.’

 

Vehbi Kara bey, Mete Gündoğan Bey’in bir videosundan hareketle onu ve onun gibi düşünenleri katılım bankalarının düşmanı ilan ediyor. Arkadaşımız heyecanlı ve eksik bilgileri ile savurduğu bu itham edici sözlerini heyecan taşması olarak görüyoruz. Biz kurumların düşmanı flan değiliz. Biz mevcut bir sistemin değişimini isteyen, Türk milletinin mal varlıklarını ve Türk Devletinin kurumlarını sömüren sistemin düşmanı olarak tanımlanabiliriz. Biz, sisteme itiraz ediyor ve bu sistemin değişmesi için milletimizi uyandırmaya çalışıyoruz.

 Bu çalışmalarımızı hem STK çalışmalarımızda, hem Siyasi yapısal çalışmalarımızda sürdürüyoruz sürdüreceğiz. Çünkü sistem, Borç sistemidir. İçinde Karzı Hasen(güzel borç verme) filan yoktur. Sürekli faizli tuzakların finansal dil değişimleri ile aldatmalar vardır.

Bu yapı milletin malına finansal düzen üzerinden çökmekte, ve 23 milyon haciz dosyası ile beraber 37 milyon borçlu insan üretmiştir. Vehbi beyin İslam adına sözde attığı naralar, sözde faizsiz kurum diye sahiplenmeye çalıştığı yapılar bugün ki durumu değiştirmiyor.

Ayrıca burada şunu da belirteyim, İslami hassasiyet gösterim faiz konusunda sözde çıkış yolları gösterenler bilsinler ki bu sistem değişmedikçe guruplar halinde sadece kendinizi kandıracaksınız.

Vehbi Kara bey, yine yanlış bir bilgiyi diline dolamış. Merkez Bankasının hisselerinin çoğu devletin. Dolayısı ile devlet faizli para basmıyor. Ne ilginçtir ki Merkez Bankasının sürekli açıkladığı ve bastığı parayı faizle verdiği gerçeğini görmeyecek kadar kör olmuş bir savunmaya geçmiş arkadaşımız. MB hisselerinin % 55 devletin olmasını, paranın faizsiz basıldığını sanacak kadar MB yasalarından ve mevcut uygulamaların finansal gerçekliği içinde okumaktan yoksun arkadaşımız.

Bu tip arkadaşların biraz narkozdan çıkmasına katkı olur diye şöyle bir soru sorup bu bahsi kapatayım; Vehbi Kara bey gibi düşünenler! Merkez Bankası bastığı paraları faizli basar. Faizli satar. Parayı sadece MB basar. Yani Faizli parayı üreten ilk hareket noktası Merkez Bankasıdır. Faize bağlı borç olarak verilen paraya artık siz sözde eleştirdiğiniz darul harpçılar gibi kılıfına uygun bir fetva bulursunuz. Kullandığınız T.C Merkez Bankasına ait olan para faizlidir. Detay öğrenmek isteyen Prof.Dr. Mete Gündoğan’ın ‘Narkoz, Para [email protected] Gibi iki eserini okuması yeterli olacaktır.

5.’Bu kişilerin uyandırmaya çalıştığı fitneye cevap vermek kolaydır. Merkez Bankasının çoğunluk hisseleri devlete aittir. Merkez Bankası Dünyanın neredeyse her yerinde devletin elindedir.’

Arkadaşımız bu ifadesinde de örtülü bir şekilde sözde finans kurumlarına yaptığımız eleştirilere karşı fitneyi uyandırmaya çalıştığımızı söylüyor. Zihinsel narkoz böyle bir şey. Buna bilgi eksikliği de eklenince tam bir facia ortaya çıkıyor. Asıl fitne, kavramsal değişikliklerle batılı hak suretinde gösterip, mütedeyyin ve faize tepkili olan insanları faiz düzeni içine çekerek kullanmak, İslami kavramlarla halkı aldatmaktır. Bankacılık yasalarını bilen, toplanılan tasarrufları sözde faizsiz finans kurumların kısa vadede nasıl fonlarda kullandığını görecek şekilde mali tabloları okuyabilen herkes, bu arkadaşın itham ettiği fitnenin içinde kendisinin olduğunu görecektir.

 Çıkmış arkadaşımız birde MB devletin olduğunu söyleyecek bir cahilliğini ısrarla söylediğini görüyoruz. Basit bir soru ile bu bahsi de kapatalım; Merkez Bankası Parayı basıp %14 bankalara satıyor. Ama Hazine % 14 ile bu parayı alamıyor. Peki, Hazine millet adına her hafta nasıl borçlandırılıyor? Hazine haftalık borçlanmaya çıkıyor. % 14 ile MB faizle para alan piyasa( bankalar) devlete % 28 faizle para satıyor. Ticari piyasaya da bugünlerde % 36- 40 arası faizle para satıyorlar. Şimdi soruyoruz; Madem Merkez Bankası devletin, neden % 14 faizle borçlanmıyor? Neden İki katı devlet borçlandırılarak % 700 kar açıklayan faiz düzeninin kaleleri bankalar sürekli kazandırılıyor? Vehbi Kara Bey ve o minvalde düşünen Narkozun etkisinde yüksek kalmış arkadaşlar bu soruların cevabını araştırsın.

 

5.      ‘Faize dayalı olarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası para üretmektedir demek büyük bir aldatmacadan ibarettir. Devletin Bastığı Türk lirasının faizle hiçbir alakası yoktur. Bu nedenle Türk Lirası ile işlem yapan katılım bankalarının faize bulaştığı iddiası da tamamen yersizdir.’

 

Evet, ilk düzeltmeyi yapalım. Türkiye Cumhuriyet(i) değil, Türkiye Cumhuriyet merkez Bankası. Önce bu ayrımı öğreneceksiniz. T.C Devletinin para basma yetkisi yoktur. Bu yetki meclise aittir. Meclise ait olan bu yetki Anayasal olarak korunma altına 87 maddede alınmıştır. Bu yetkinin mecliste para basma yetkisinin tekrar T.C Merkez Bankası özel şirketine devredilmesi ayrıca anayasal olarak bir suçtur. Çünkü Anayasada para basma yetkisi TBMM aittir.

Bu düzenleme değişmeden, para basma yetkisini özel şirkete devredilmesi anayasaya aykırıdır. Dolayısı ile paranın üretiminin faize dayalı olmadığını savunan Vehbi Kara arkadaşımız burada da büyük bir yanılgı içindedir. Paranın üretimi tamamen faize dayalı olarak üretilmekte olup, kanuni alım gücü verilmesi ile borçlandırma mekanizması ile halk devlet sömürülmektedir. Faizle piyasaya verilmiş bu para borç paradır. Buna faizle ilgisi TL yoktur demek sadece cahillikle ifade edilemeyecek kadar büyük bir körlüktür.

Basılan para borç olarak verilerek faiz üretmektedir. Mal ve hizmeti ne kadar dolanırsa faizle üretilmiş TL o kadar faiz üretir. O kadar milleti ve devleti sömürmeye devam eder. İşte gerçek fitne Borca Dayalı Para sistemidir. Bu sistemin değişimi için öncülük yapan akademisyen, STK ve siyasi yapılar bu temel tespitler üzerinde yürüyerek, narkozlanmış insanların uyanması için mücadelesine devam edecektir.

6.      ‘Katılım bankalarına çamur atma sebebi, darul harpçılar gibi ‘Türkiye savaş memleketidir, bu sebeple faiz yiyebilir ve zina yapabilirsiniz’ diyerek İslam’ın emirlerini kaldırmak için şeytan fikirli aldatmacadır.’

Arkadaşımız darul harp safsatasını da doğru bilmiyor. Darul harpde zina serbesttir diye bir şey yoktur. Ama günümüzde zina suç olmaktan çıkartılmıştır. Suçlayacaksa iktidarı Vehbi Kara suçlasın. Biz Türkiye’nin hiçbir zaman darul harp olduğunu düşünmedik. Darul harp safsatasının haramları meşrulaştırmak için boş temelsiz İslam’ın kaynağından uzak kişisel heveslerin tatmini için verilmiş fetvalar olduğunu düşünüyoruz.

Haram her yerde haramdır. Haramı Allah kılmıştır, insanların keyiflerine göre bu değişmez. Vahyi, zorluk alanında esneklik gösterilecek konuyu da Kur’an’da açık bir şekilde ortaya koymuştur. Oda haram olan domuz yeme konusundadır. Kimsenin haramları genişletme, daraltma yetkisi yoktur. Bunu yapan kendisini ilah edinmiş demektir. Çünkü hiçbir gerekçe ile, arkadan dolanmalar ile haram koyma yetkisi yoktur. Allah dininde ortak edinmez.

Katılım bankalarına çamur atma demek, bataklığa çamur atmak demektir. Çamur atma tabiri, temiz olanlar için kullanılır. Faiz düzeninin sözde islami kılıflı yapılarına çamur atmaya gerek yoktur. Çünkü onlar faiz düzeninin toplumun faize karşı tepkisini giderecek taraslanmış Narkoz banklardır. Uygulamaları yasalar ekseninde faiz düzenine göre işlerken çamur atma tabiri gülünüp geçilecek bir şeydir. Vehbi Kara arkadaş, bide hangi İslami bilgi ile kalkıp sözde faizsiz finans kurumlarına İslam’ın emirlerine karşı gelmek gibi yersiz ve cahilane bir ifade kullanabiliyor anlamış değiliz.

 Tamam üç beş kuruş paranız olabilir bu bankalarda, bir ihtimal, oradan nemalanıyor da olabilirsiniz. Bunun için buna İslam diyecek kadar temelsiz yazmanız sizi ayrıca hakka karşı büyük bir sorumluluk altına sokmakta olduğunu da hatırlatmak isteriz.

 

8.’ Hükümetimiz iki katılım bankası açarak halkımızın faize bulaşmadan tasarruflarını korumaları için önemli bir atılım gerçekleştirmiştir.’

Son olarak Vehbi Kara Bey’in söz de katılım bankalarının faizsiz olduğunu savunan eksik yanlış yarım yamalak makalesinden bu yanlışı düzeltelim.

Hükümetin iki katılım bankası oluşturması, sistem dışında ayrı bir bankacılık yasası ile düzenlenmiş değildir. Sadece bazı yasal düzenlemeler yetirilerek, oturduğu yerden sistem içinde İslami banka diye algısal kabule inanmış bazı fıkıhçıların önerileri dikkate alınarak düzenlemeler yapılıştır. Bu düzenlemeler bankacılık yasalarından beri değildir. Bu düzenlemeler, faizsiz üretilen bir para ile yapılmıyor.

Kurulu bu katılım bankaları da topladığı fonları kısa vadede faizli fonlarda değerlendiriyor. Yani bankacılık sisteminde borç modeli ile borç alıyor faiz ödüyor borç veriyor faiz alıyor. Bu bu kadar net ve açıktır. Bunun olmadığını iddia eden insanın konuyla hiçbir ilgisi olmayıp, inanmak istediği gibi , görmek istediği gibi kabul etmek istiyor. Zihni bu tip arkadaşların tam narkoz etkisinde olduğu için onlar için ancak uyanmaları için dua edebiliriz.

Vehbi Kara arkadaşımız ve onun gibi düşünenler bilsinler ki; hiçbir tasarruf borçsuz oluşmuyor. Borca verilen tasarruflar, yine borç olarak sistem içinde döndürülüyor. Bankalar, katılım yada faizsiz bankalar ne derseniz deyin, özünde işleri para satmaktır. Topladıkları tüm tasarrufları , ister özel sektörde sarat ister devlet borçlanmalarında fonlarda kullandırır.

Halkımız bilsin ki kullandığımız para, özel bir şirketin, borç parasıdır. Bunu devlete borç verir faiz alır. Halka borç verir faiz alır. Bu para mal ve hizmetleri çevirdiği sürece kimse kalkıp benim işlerim faizsiz demeye kalkmasın. Yapılan işlem ticari olarak faizsiz olsa da, onu hareketlendiren sermaye faizli olduğu için her ticari işlemde bu mal ve hizmet üzerinden faizli dönmektedir. İşte enflasyonun sebebi de önü alınamaz bu milyonlarca faizli işlemlerin piyasada yapılmasıdır.

Mevcut  Sistem, ekonomik düzen Faize dayalı Borç üzerinden bir sistemdir. Kullanılan para faizin temel nedenidir. Kullandığımız paranın var ediliş nedeni borç talep ettirerek faiz alınmasıdır.

Bu para kullanıldığı halde ve sistemi değiştirmeden kimse çıkıp faizsiz ticaretten bahsetmesin.

Ne zaman Borca Dayalı Para Sistemini değiştiririz, işte o zaman bir şeyin değişimi ile her şey değişecektir.

Selam ve dua ile…

 

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir