Ana Sayfa Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Derya Uğur Öner
Derya Uğur Öner

BAYBURT

Bir sevdadır bu şehir ve buralı olmak ayrıcalıktır der Bayburt’un sakinleri. Sessiz sakin bir şehirdir Bayburt, insanları da öyle, misafirperver ve memleket sevdalısı.

3000 yıllık bir tarihi barındıran bu topraklarda, yaşanmışlıklar gelenek ve görenekler hala devam ediyor.

3 ilçesi olan Bayburt’ta tarihi anlamda gezilecek yer sayısı bir hayli fazla.

Zigana ve kop dağlarından aşılarak gidilebilen bir savunma mekanının ihtişamına dalmamak ne mümkün.

3000 YILLIK SAVUNMA MEKANI

OSMANLI RUS SAVAŞINDA AĞIR YARA  ALIP TAHRİBATIN EN EĞIRINI YAŞAMIŞ BU DUVARLAR…

Zigana ve kop dağlarından aşılarak ulaşılan Bayburt kalesi aynı zamanda Karadeniz’i Basra körfezine bağlayan ticaret yolu üzerinde bulunuyor.

Bu yolu izleyen her seyyahın uğradığı kalenin adı, önemi, ihtişamı ve günlük yaşamıyla ilgili pek çok bilgi mevcut fakat en önemlisi stratejik açıdan çok ayrı bir değere sahip.

Şehrin kuzeyinde yalçın kayalar üzerinde inşa edilmiş olan kalenin kimler tarafından ne zaman yapıldığı net olarak bilinmiyor.

İlk yapının Ermenilere ait olduğu öne sürülse de, Bağrat sülalesi zamanında (885″ 1044) varlığından söz edilen Bayburt Kalesi’nin çok daha önce miladın ilk yüz yıllarında mahalli prens ve mücadele rinde rol oynadığı anlaşılıyor.

Zengin bir tarihe sahip olan Bayburt Kalesi’nin bir çok defa onarım gördüğü duvarlarında görülen farklı inşaat ve tarihi kaynaklardan anlaşılıyor.

1647’de Bayburt’u ziyaret eden Evliya Çelebi kale içinde 300 evlik bir mahalle ile Ebü’l Feth Camii’nin bulunduğu yazmaktadır.

Ayrıca bu kaleye “Çinimaçin” kalesi de deniliyor. Kaleye bu ismin verilmesine sebep olan çini süslemelerdir.

Bunların dış yüzeylerinde tezyinat olarak mor ve yeşil renkli firuze çiniler kullanılmış fakat savaşlar esnasında neredeyse tamamı tahribata uğramış.

TARİHİ KORGAN KÖPRÜSÜ

BİR YANI MESİRE ALANI BİR YANI TARİH…

Günümüzde yol güzergâhı değiştiğinden pek kullanılmasa da döneminde nice kervanlara geçit vermiştir.

Selçuklu dönemi yapılan köprü İpekyolu üzerinde bulunan şehrin günümüzde gözde yerlerinden.

Klasik Selçuklu köprü mimarisiyle yapılmış. aslında ülke sınırları içerisinde bir çok örneğini de görebilmek mümkün.

ÜLKEMİZDE DOĞUP BAŞKA BİR ÜLKENİN DENİZİNE DÖKÜLEN DOĞA HARİKASI ÇORUH NEHRİ…

BİR GERDANLIK MİSALİ ŞEHRİ İKİYE BÖLER ÇORUH NEHRİ

Şehri adeta ikiye bölen ve her iki yakasında da ayrı bir görsel güzelliğini sunan doğa harikası. Günümüzde nehir çevresinde çalışmalar yapılıyor.

Bir Amasya örneğini yapıp turizm anlamında daha katkılı ve görselliğinin daha hoş olduğu bir çoruh bekliyor bizleri yakın bir zamanda.

ÇEKİÇ SESLERİ HİÇ BİTMESİN DİYOR USTASI. 

USTALARIN ELLERİNDE NAKIŞ NAKIŞ İŞLENEN BAKIRLAR

Bakırcılık sanatı yüzyıllar öncesinden ulaşsa da günümüze, günümüzde o kadar az sayıda usta kaldı ki onlarda bakırı tekrar evlere sokabilmek adına adeta yarışıyorlar.

Modernize haliyle işlenen bakırlar göz kamaştırıyor.

DEDE KORKUT KÜMBETİ

Dede Korkut diğer bir adıyla korkut ata .Türk gelenek göreneklerini , yaşayış şekli ,örf ve adetlerimizin hikayeleştirerek anlatan, nesilden nesile ulaştıran ve Türklerin Atası olarak kabul edilir.

Dede Korkut hikayelerini hangi dönemde okumuş olursanız olun muhakkak kendi yaşantınızın ve aile içi yapının bir parçasını bulursunuz.

Tarihimizin bir parçası ama bizlerinde ta kendisidir.

Dede Korkut’ la ilgili bir çok rivayet olsa da günümüze ulaşan çok önemli 11 eseri bulunuyor, en önemlisi de bu sanırım.

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir