DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 3613800,22%
Antalya
30°

AÇIK

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

YUNUS EKŞİ

YUNUS EKŞİ

13 Mayıs 2022 Cuma

Milli Yol’dan Üniversite Öğrencilerimize Müjde!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 Anayasamızda her vatandaşımızın eğitim hakkı olduğu söylenir. Sosyal devlet gereği eğitimin ücretsiz olması gerektiği söylenmesine rağmen, kamu okullarında bile bugün eğitimin ücretsiz gerçekleştiğini söylemek mümkün değildir. Asgari ücretle çocuk okutmaya çalışan halkımızın,  KYK (Kredi Yurtlar Kurumu Öğrenci Kredileri) bugün 5,5 milyon öğrenci borçlu, 5,5 milyar toplam borç büyük bir sorun olarak ortadadır.

Ak Parti hükümeti bugüne kadar her şeyi borçla yaptı. Borçsuz 20 yıldır hiçbir şey yapılamadı. Hep borçla yapıp milletin sırtına yüksek vergiler üzerinden enflasyonu vuruldu. Muhalefet de bağırıp duruyor ancak borçlanma dışında farklı hiçbir şey önermiyor. Yani borçlanmayı sürdüreceklerini açık açık parti programlarında muhalefet ifade ediyor. Bu eko politik tercihi yapan Ak Parti’yi eleştirirken kendileri de muhalefet olarak aynı şeyi uygulayacaklarını açıkça söylüyorlar.

Her ne zaman öğrencilerimizin KYK borçları gündeme gelse, ağızlarında geveledikleri şey borçların yapılandırılması olmaktadır. Kendi parti programlarındaki adalet, eğitimde ücretsiz eşitlik ilkesi sadece sözde kalmaktadır. Siyaset adeta millete yalan söyleme arenasına çevrilmiş.

Öğrencilerimiz artık şunu görmeleri gerekiyor; mevcut siyasi yapıların iki ana guruba ayrılarak haklı mücadelenizin, sözde savunucuları asla sizin sorununuzu çözmek gibi bir programları söz konusu değildir.

Öğrencilerimiz açık ve net bir şekilde, bu öğrenim kredi borçlarının silinmesini istiyor. Çünkü iş bulsalar da bu kredilerin faizleri ile beraber ödenmesi mümkün değildir.

Şimdi tam burada krediye mahkûm edilerek borç tuzağına düşürülen öğrencilerimize Milli Yol Partisi el uzatmaktadır. Milli Yol Partisi, öğrencilerimizin haklı talebi olan borçların karşılıksız silinmesi için parti programına almıştır.

5,5 milyon öğrencimizin toplam 5,5 milyar borcu mevcut sistemin içinde silinmesi hukuksal altyapısından yoksundur. Milli Yol Partisi, hedeflediği yeni para sisteminde öncelikle konuyla ilgili yasal mevzuatı düzenleyerek, ödenemez borçların tasfiyesi için bakanlık düzeyinde iç borçların tasfiyesi için çalışmalar yapılacak. İnsanlarımızı sürekli borç üzerinden tuzağa düşüren sistemde yapısal değişimler yaparak sadece öğrencilerimizi değil, tüm toplumu bu borç tuzağından Milli Yol Partisi çıkaracaktır.

Milli Yol Partisi, borçları yapılandırmayacak, sistemi yeniden yapılandırarak borç köleliğini bitirecektir.

Diğer siyasi partilerin, Milli Yol Partisi’nin yapacağı finansal devrim niteliğindeki ‘’Parada Millileşme’’ programına itiraz etmesi mümkün değildir. İtiraz edenler itiraz ettiklerinde şunu demiş olacaklar; biz halkı ve devleti borçlandırma taraftarıyız. Halkı ve milleti borç tuzağından çıkaracak olan Milli Yol Partisi’nin programına itiraz ediyoruz demiş olacaklar.

İşte burada milletimiz bu siyasal tiyatrocuların gerçek yüzlerini de görecektir. Hatta bu siyasi partilerimizin içinde millete hizmet adına çalışan teşkilatlardaki samimi arkadaşlarda kendi üst yöneticilerinin bu tutumundan dolayı o siyasi partilerden öbek öbek kopacaklarını göreceğimizden şüphemiz yoktur.

 

 

Millete hizmet amaçlı kurulmuş hiçbir siyasi parti 5,5 milyon KYK borçlusu öğrencilerimizin durumunu görmezden gelemez. Basit siyasi söylemlerle yapılandıracağız diyerek öğrencilerimizi finans kredi sisteminin kölesi olmaya devam etmesini öneremez.

Hem Türkiye’nin geleceği umudu gençler diyeceksiniz, bir yandan da mecburen aldıkları kredilerle modern borç köleliklerini yapılandırma adına sürdüreceksiniz. Bu gençlerimiz hem işsiz hem de 5,5 milyar TL borcu var. 300 bin öğrencimizde ödeyemedikleri kredilerden ötürü hacze verildi. Öğrencilerimize verilen krediler, iş bulamasa da enflasyon farkı hesaplanarak öğrencilerden hükümet alamaya çalışıyor. Üniversite öğrencileri mezun olur olmaz büyük bir yükün altına giriyor. Diploma var, iş yok ama borç çok. Evlenecek olan gençlerde iş bulanlarda bir birine eğitim kredi borcu yüzünden evlilikten vaz geçiyor.

Milli Yol Partisi olarak; öğrenim kredileri yüzünden oluşmuş hacizlerin hepsini kaldıracağız, eğitim borçlarını sileceğiz. Biz bunu öğrencilerimize bir müjde olarak açıklarken, bir oy kaygısı ile değil öğrencilerimizin en doğal hakkı olarak gördüğümüz için partimizin milli politikası gördüğümüz için milletimizle paylaşıyoruz.

Yarınlarımız, geleceğimiz olan gençlerimiz, en doğal hakkı olan sözde ücretsiz eğitim üzerinden ağır borç altına bırakılarak borçlandırılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Üniversiteli gençlerimiz!

Hükümet bir çırpıda milyarlarca kendisine yakın firmaların borçlarını siliyor. Muhalefet zaman zaman bunu siyasi çıkar açısından kullansa da asla siz gençlerimizin borçlarının silinmesine yanaşmıyor. Peki, hükümet ne muhalefet neden sizin borçlarınızı silmiyor?

Çünkü sizin devlette dayınız yok. Çünkü temel ekonomik paradigmaları aynıdır. Zenginlerin borçları silinirken halkın öğrencinin borçlarının silinmesine sistem asla müsaade etmez. Sistemin oyuncuları da bunun dışına çıkamaz.

Milli Yol Partisi, sistemi değiştirerek adil bölüşüm için; önce siz gençlerimizin mağduriyetini gidereceğiz. Bunu çok rahatlıkla kuracağımız yeni para kredi sistemi ile gerçekleştireceğiz.

Siz gençlerimizin en doğal hakkı olan eğitim hakkınızı, kredi mağduru olma halinden çıkaracak, borcunu ödeyemeyen bütün öğrencilere başlatılan hacizleri kaldıracak ayakları yere basan bir programla Milli Yol, yolunuzu açacaktır.

@yunuseksi_53

 

 

 

Devamını Oku

HDP’in Büyük Cesareti!

HDP’in Büyük Cesareti!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HDP’in Büyük cesareti!

CHP ve İyi Parti’nin Üç maymunu oynaması

Geçtiğimiz günlerde TBMM görünmemiş bir olayla karşı karşıya kaldık. Ermeni kökenli Garo Paylan’ın 1915 yılında Ormanlı devletine isyan etmiş Ermeniler için; doğuda Kürt halkını kadın çocuk demeden katleden ermeni çetelerine karşı, halkı korumak için Osmanlı ordusunun ermeni terör çetelerine yaptı askeri müdahaleyi soy kırım olarak kabul edilmesi için TBMM yasa tasarısı veriyor.

Tabi bu teklifin kabul edilmesi mümkün olmayacağı için, TBMM başkanı tarafından red edildi. Bu yasa tasarısına da bir takım doğal tepkiler verildi. Ancak Atatürk konusunda hassas olduğunu söyleyen ve Atatürk’ün kurduğu parti CHP tarafından buna bir eleştiri kınama gelmedi.

Şimdi biz şu analizi yapmak istiyoruz; Ermeni soy kırımı diye Türk milletine yapılan iftiraları başka ülkelerin meclislerinde görüyoruz. Ermenilerin katlettiği Kürtlerdir. Kürtlerin sözde temsilcisi HDP bu duruma ses çıkarmıyor. İçlerinde ki bir ermeni kökenli milletvekilinin Kürtlerin kendilerini katlettiğini söyleyemeyip, Türkler katletti demeleri Kürtlerinde tepki vermemesi için bir siyasi taktik.

Ama burada çok net biçimde açığa çıkan bir gerçek daha var o da şudur; daha önce Selahattin Demirtaş’ın ermeni soy kırımı konusunda Türkiye’nin aleyhinde yaptığı açıklamalar, CHP’nin İstanbul il başkanı olmuş Canan Kaftancıoğlu’nun yaptığı açıklamalar bir biri ile örtüşüyor. Kürtleri ve Türkleri ermeni katili olarak; bir kısmı Türk kökenli bir partide biri Kürt eksenli bir partide dile getiriyorlar.

İki partinin tabanındaki rahatsızlığı görmezden gelerek gizli Ermenilerinde desteği ile adeta bu konu TBMM’de yasa tasarısı verme cesaretini gösterecek kadar güçlenmiş alt yapısı hazırlanmıştır.

İşin ilginç yanı CHP bu konuda kınayıcı en ufak bir açıklama yapmazken, tabanını sürekli Erdoğan düşmanlığı konusunda konsolide etmekte ve HDP konusunda her türlü tavizi vermektedir.

Aman HDP ile aramız açılmasın, onlarla Erdoğan’ı devireceğiz. Aslında Mustafa Kemal Atatürk’e Atatürk diyemeyen CHP il başkanı Canan Kaftancıoğlu ile CHP’nin geldiği durum çok açık biçimde ortadadır.

CHP içinde milliyetçi, ulusalcı, Atatürkçü olanların gösterdiği tepkiler zamanla onların partiden dışlanmasına neden olmakta ve partiden kovulmaktalar. Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz; CHP Türk siyasetinde HDP’nin kontrolüne girmiştir,. HDP’de açık ve gizli ermeni lobisinin istekleri doğrultusunda hareket etmektedir.

Gelelim İyi Parti’ye…

Meral Akşener’e parti kurdurulmadan önce kendisi içişleri bakanlığı yapmış biriydi. Diyarbakır gezilerinde kendi döneminde milliyetçi söylemler kullandı. İyi Parti kendisine kurdurulduktan sonra Diyarbakır gezisinde; dedelerinin Diyarbakırlı olduğunu ve dedelerinin Selanik’e sürüldüğünü söylüyor. Tarihi incelediğimizde tarihçilerin verdiği bilgiye göre Diyarbakır’dan sürgün edilenler sadece ermeni kökenli Osmanlı vatandaşları olduğu görülüyor.

Meral Akşener’e eski Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Cemal Toptancı, sizin kökeniniz Diyarbakır’dan sürgün edilen Ermeniler mi? diye sordu. Toptancı, Meral Akşener’in bu soruya cevap vermediğini söyledi.

Eski Diyarbakır Sur Belediye Başkanı Cemal Toptancı, Meral Akşener’in içişleri bakanlığı döneminde Diyarbakır’da geldiğini ama o zaman dedelerinin Diyarbakır’dan Selanik’e sürüldüğünü söylemediğini Akit Tv de Fatin Dağıstanlı’nın sunduğu ‘’Pazar Manşeti’’ programında da ifade etti.

Millet İttifakının büyük parçalarından biri olan İyi Parti, yine Diyarbakır’a gidiyor, girdiği dükkanda HDP’li bölücü biri  Kürdistan propagandası yapıyor, tek ses çıkarmadan dönüyor. Ancak partinin temel taşlarından milliyetçi vatanperver olan Yavuz Ağıralioğlu’nu da bir çırpıda aldığı emirle partide pasifize ediyor.

Garo Paylan’ın cesaret bulduğu süreç işte budur. Bu süreçte çok daha cesaretli adımlar atacaklarını biz bekliyoruz.

Şimdi Millet İttifakına Erdoğan’a olan kızgınlık üzerinden yönelen halkımıza şu daveti yapıyoruz;

Evet, Ak Parti 20 yıldır yaptıklarını son birkaç yılda adeta unutturacak kötü ekonomik politikalarla halkı bezdirmiş durumdadır.

Halk, büyük bir fakirlik yaşıyor. Doğan borçlu doğuyor, yaşayan borçlu yaşıyor, ölen borçlu ölüyor. Umudunu turizmden gelecek dövize bağlamış iktidar, ödediği yüksek faizlerle de bunun altından kalkamayacaktır.

Halkımız, nereye gidelim? Alternatif neresidir diye soruyor. Çaresiz biçimde, terörü açık açık destekleyen bir siyasi parti ile bir araya gelen Millet İttifakı içinde sözde milliyetçi duran bir partiye gitmeyi çözüm görüyor.

Oysa artık milletimize yeni bir yol açacak, ezberleri bozacak Milli Yol Partisi var. 2023 seçimlerine kendi adayı ile girecek, sistemin kölesi haline gelmiş siyasi partilerin emir alma merkezlerini red edecek, yeni ekonomik modelle adil bölüşümü sağlayacak, milletimize refah getirecek Milli Yol Partisi milletimizle buluşacaktır.

Bir şey değişecek, her şey değişecek.

Selam ve dua ile…

@yunuseksi_53

Devamını Oku

Milli irade neden milli para üretmiyor?

Milli irade neden milli para üretmiyor?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ekonomideki üretim tüketim ilişkisi içinde; en çok şikâyet edilip durulan ‘’üretmiyoruz bundan dolayı ekonomimiz kötü” genel anlayışını sürekli herkes tekrar ediyor.

Neredeyse bütün siyasi partiler üretimden bahseder ama bunun kaynak olarak nasıl gerçekleştirileceğini mevcut sistemin müsade ettiği ve öğretilmiş yöntemlerle söylerler.

Bunuda borçlanmadan başka çaremiz yok diyerek; kurulu sistemin arzu ettiği gibi milleti ve devleti sürekli borclandirmayı halka söylerler.

Bu işin söz şövalyeleri de ekonomide bundan başka çıkış yolu yok diye ekranlarda sürekli halka narkoz vermeyi sürdürürler.

Siyasi partiler içinde üretimin gerçekleşmesi için paranın üretiminin ele alınması gerektiğini Milli YoL Partisi söyler. Bunun dışında hiç bir siyasi parti para sisteminin millileşmesinden bahsetmez.

Bunun nedeni meselenin özünü hala kqvramamış olmaları ve bağımlı ithal ekonomik çözüm önerilerini siyasi olarak benimsemeleridir.

Milli YoL Partisi, üretimin gerçekleşmesi için mevcut sistemde üretim borca bağlıdır diyor. Bu para kredi sisteminde, üretebilmek için kaçınılmaz olarak borçlanmanız gerekir. Çünkü paranın borç olarak üretilmesi bunu kaçınılmaz kılıyor.

Milli YoL Partisi, sistem değişimine gidilerek borçlanmadan üretim yapmayı öneriyor. Bunun içinde finansal bir devrim öneriyor.

Bu finansal dönüşüm olmadan toplumsal sorunların büyük kaynağı olan ekonomik adaletsizliklerin ortadan kalkması mümkün olmayacaktır.

Üretim olmadan ekonomi olmaz. Ama üretileni tüketmeden de ekonomi olmaz. Üretim ve tüketim ilişkisi bir denklik içinde olması gerekir. Eğer bunu toplumsal bir tüketim üretim denkliğine dönüştüremezseniz, mevcut ekonomik türevler kendi içinde sürekli bozucu bir etki yapmaya devam edecektir.

Peki bu ekonimik denkliğe nasıl ulaşacağız?

Bu denkliğe bizi ulaştıracak belirleyici etki denklemin bir tarafında para dediğimiz ölçünün maliyetsiz biçimde üretilmesi olacak. Denklemin diğer tarafında mal ve hizmetlerin toplamı olacak. Bu bir ekonomik denklik olup mal ve hizmeti çevirecek miktardan paranın piyasada var olmasını gerektirir. Bu ölçü yani para tam bağımsız ve üretime bağımlı olarak var edilerek, sıfır maliyetli oluşturularak, üretim maliyetini arttıran sermaye maliyeti ortadan kaldırılacaktır.

Ölçü gerçek ticaretin var olması için korunaklı bir hale getirilecektir.

Şimdi sık sık dile getirilen ‘’milli para” ne kadar milli?

Bu milli para kavramının milli irade üzerinden, yerli mal ve hizmet üretimi ile ilişkilendirilmesi ne ölçüde yapilabilmiştir?

Bir sıralama yapılması gerekirse; milli irade, milli para ve milli üretim sıralaması yapılabilir. Milli irade önce, milli paranın varlığını oluşturma konusunda milletin menfaatine yönelik adımlar atması gerekir. Bunun için de mevcut para sistemini hesaba çekmesi gerekir.

 Mevcut finansal düzeneğin işleyiş biçimi, Türk milletinin, Türk devletinin açık biçimde aleyhinde işlemektedir. Bu işleyiş biçimini düzenleyen finansal içerikli yasal düzenlemeler değiştirilmez ise, mevcut düzen milletin aleyhinde sürekli borçlandırmak şeklinde işlemeye devam edeceğini biliyoruz.

Şimdi bu milli para tabirini kullanıp, milli olmayan uygulamaların devam etmesine ses çıkarmayacakmıyız?

İşi getirip, adeta narkozlama söylemine dönüşmüş ”üretim yapmalıyız” gibi genel geçer bir ifadeyle işi kapatamayız.

Mevcut kullandığımız para, faizle üretilerek piyasaya sürekli borç veriliyor. Ödenemez bir sistem işleyişi ile millet sürekli hacizlerle sömürmektedir.

 

Paranın millileşmesi, borç olarak üretilmekten çıkartılıp, faizsiz hale getirilmesinden geçer.

Her kim ki milli paradan bahsederse, bilmesi gereken şey; faizsiz para üretim sisteminin ülkede temel bir kuramsal modelin yeniden yapılandırılarak uygulanmasını gerektirir.

Üretim ekonomisine geçebilmek için; üretimi bağımsız hale getirecek bağımsız bir para sistemi ile bunu yapabilirsiniz.

Paranın üretimini faizden arındırarak bağımsız hale getirmeden üretim yapmanız, ancak sizi üreten bir köle haline getirir.

Selam ve dua ile…

Devamını Oku

Akşener ‘in Ağıralioğlu’na operasyonu

Akşener ‘in Ağıralioğlu’na operasyonu
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Emir verildi Meral Akşener uyguladı, Ağıralioğlu oyun dışı.

Genel başkan yardımcılığı görevinden Meral Akşener tarafından görüşülmeden istişare edilmeden alınan Yavuz Ağıralioğlu, yaptığı açıklamasında şunları söylemiştir.

Benim iyi Parti’de duruşum, HDP ve PKK ile yaptığım açıklamalar ile ilgili milletimiz karşısından görevden alınmamdan dolayı gösterilen tepkiler üzerinden anlıyoruz ki, milletimiz bizi desteklemiştir.

Yani Yavuz Bey kendisini görevden alan genel başkanına; sen beni görevden aldın ama millet bundan rahatsız mesajını verdi.

Bu kadar net anlaşılan ifadeleri genel başkanın kendisine herhangi bir bilgi vermeden görevden alındığını, basından öğrendiğini de ifade etmesi açık bir şekilde kırgınlığını da göstermiştir.

Yavuz Bey’i AK Parti’ye karşı İyi Parti tarafından AK Parti seçmenine bir yem olarak kullanıldı. Bir ölçüde de başarılı olundu. Yavuz Bey’in PKK ve HDP konusundaki dik duruşu ayağının İyi Parti’den kaydırılmasına neden oldu. Bu kararı Meral Akşener almadı. Bu kararı Meral Akşener uyguladı. Çünkü Millet İttifakının gizli ortağı HDP ile seçimlerde İyi Parti çakışmaması lazım. Erdoğan’ı devirmeyi hedefleyenler için milletin başına yeni teslimiyetçi millet ittifakından insanları getirmek için, içeriden buna engel olabilecek milli duruş sergileyen hiç bir insanın olmaması lazım. Zaten onlar şu ana kadar, İyi Parti’nin kurulma sürecinde, CHP‘den milletvekillerinin transferi dahil, kullanılabildiği kadar kullandılar. İyi bir siyasi zemin oluştu artık. Yavuz Ağıralioğlu gibilerine ihtiyacımız yok deniyor.

Yavuz Ağıralioğlu, Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in istişare etmeden, kendisine haber vermeden, görevden alınmasından en çok sevinenlerin HDP PKK’lılar ve fetocular olduğunu söylüyor.

Şimdi bu kadar açık net bir ifade şu demektir; Sayın Meral Akşener, siz beni; bu ülkeyi bölmek isteyen, bu milletin kanını akıtan terör örgütlerini memnun etmek için mi görevden aldınız? diye Genel Başkanına örtülü bir şekilde soruyor.

Koray Aydın rahatlıkla kontrol edilebilecek biri

Koray Bey, İyi Partinin hedeflerine çok itiraz edecek biri değildir. Mevcut durum muhafaza edilsin onun için yeterlidir. Aksi olursa bizde şaşırtır. Onun için onun rütbesini biraz düşürdü. Yavuz Ağıralioğlu ile ilişkisi güçlü olduğu için, teşkilatlara müdahale etmemesi için görevden alınarak pasif bir göreve alındı

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, talimat geliyor Meral Akşener uyguluyor. Açık bir şekilde partideki milliyetçilere operasyon yapılıyor.  Ancak Koray Aydın ‘in pasif görevde tutulması, bunun denmemesi için olup,  onu da rahat kontrol edilebilecek bir yerde tuttular.

Bir parti kendisine puan kazandıran bir mensubunu harcıyorsa, partide başka eller var demektir. İyi Parti için tehlike, Yavuz Ağıralioğlu’ydu oda bitirildi.

İyi Parti milliyetçilerin emekleriyle kuruldu. Partiden yavaş yavaş izleri silindi. İyi Parti’yi Meral Akşener üzerinden kontrol edenler, şimdi milleti aldatıp, oluşturdukları tabanla artık içerisindeki bu milliyetçilere itiraz edilmesi gerektiğini söylüyor ve uyguluyorlar. Bu o kadar nettir.

 İyi Parti, Merkez Parti olmaya çalışıyormuş. Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun HDP ve PKK konusunda söyledikleri millet ittifakına zarar veriyordu. Ak Parti üzerine yeterince sopa olarak kullanıldı. Araba hız aldı. Yavuz sen fazlasın diyerek arabadan indirdiler.

Ben burada büyük bir tehlike daha görüyorum, karaların Meral Akşener vermiyor. Hiçbir açıklama yapmaması bunun bir göstergesidir.

 Meral Akşener, sadece verilen talimatlara uyan konumundadır.

Kim veriyor bu talimatları?

Ayda 4 kez Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ile görüşüp partililere bilgi vermemesi talimatları nereden aldığının işaretidir.

Yavuz Bey, Parti’den istifa etmeyeceğini partide mücadelesine devam edeceğini söylemesi ile aslında her şeyin farkında olduğunu, içeride bu mücadeleyi sürdüreceği mesajını da verdi.

Şimdi bu mesajı alan onu görevden alanlar, ha sen rahat durmayacaksın diyerek, onun bu mücadelesini etkili bir şekilde yapamaması için parti içinde gereken neyse onu zamanla da yapacaklar. Milletvekili yapmamak da dahil.

Şimdi benim buradan Yavuz Bey’e bir kardeş tavsiyem; altılı muhalefetten Gültekin Bey sizin samimi bir dostunuz, arkadaşınızdır. Siyasetten silinmek istemiyorsanız, meseleyi Gültekin Bey ile sürdürün. Sayın Ağıralioğlu söylemlerinden vazgeçecek biri değildir. En azından ben öyle tanıyorum. İyi Parti’nin içerisinde Yavuz beyin tasarladığı mücadele ona yaptırılmayacak.

 Gültekin Bey’le birlikte hareket etmesi daha doğrudur. Eğer istifa edip yeni bir yol çizmeyecekse.

 Türkiye’nin geleceğine yönelik herkesin bir planı var, sizde planlarınızı biraz daha geniş kapsamlı düşünün. Milletini seven insanlara milletimizin ihtiyacı var.

Soylu’nun iddiası

Muhalefetin mutabakat metni için Süleyman Soylu’nun iddiası, dış mihraklar tarafından düzeltilerek son halinin verildiği konusunda yapılan açıklamalarda, muhalefetin açık itirazı var.

Şimdi sayın Süleyman Soylu da bu iddiasını ispat etmek zorundadır.

Eğer bunu ispat edemezse bundan sonra kendisinin itibarını kendisi ayaklar altına almış olur. Kendi parti teşkilatında da güvenirliliğini kaybeder.

Selam ve dua ile…

@yunuseksi_53 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.