Bugün - 1 Nisan 2020 Çarşamba
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Prompter bozulursa

Prompter bozulursa
Yazı Tarihi: 7 Haziran 2018 Perşembe

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da kanaat önderleriyle iftarda buluşmuş, yemek sonrası katılımcılara hitap ediyordu. Gözü salondaki bir hadiseye takıldı, konuşmasını durdurdu, bir müddet izledi, sonra koruma müdürü Muhsin Köse’yi yanına çağırarak talimatlar verdi ve kaldığı yerden konuşmasına devam etti.

Erdoğan’ın konuşurken bir müddet duraklamasını, sosyal medyada “prompter bozuldu” yalanı olarak servis ettiler. Sosyal medyada hızla yayılan yalan, orada kalmayıp CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Adayı Muharrem İnce’nin diline düştü.

Muharrem İnce günlerdir bu “prompter yalanı” üzerinden meydanlarda prim elde etmeye çalışıyor. İnce, kısırlaşan söylemini, sosyal medya yalanlarıyla renklendirmeye çalışıyor ama bu da ona daha fazla irtifa kaybettiriyor.

Öncelikle belirtelim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’daki salonda konuşmasını durdurduğunda uzun uzun promptera bakmıyor. Zira bakışları prompter hizasında değil. Erdoğan’ın o esnada salonu, salondaki bir noktayı izlediği çok açık.

Peki prompter bozulmaz mı? Bozulursa ne olur?

Prompter son derece hassas bir cihazdır ve sıkça da arızalanır. Kimi zaman kabloları kopar, kimi zaman bağlantıları çıkar. Prompterın kumanda masasındaki bilgisayarda arıza çıkabilir. Elektrik kesilebilir. Rüzgâr prompterın açısını bozabilir, güneş prompterı görünmez yapabilir. Dar ve kalabalık mekânlarda kullanıldıkları için prompterlar her zaman sürpriz çıkarabilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin kurulduğu 2001 yılından bu yana konuşma yaparken prompterdan istifade ediyor. 17 yıllık süreçte, konuşma esnasında prompter defalarca arızalandı. Eğer Erdoğan, çevresine, prompterda sorun olduğu yönünde bir işaret vermezse, hiç kimse prompterın arızalandığını anlamaz. Prompter arızalarının hemen tamamı canlı yayın sırasında olmuştur ve geriye dönüp izleseniz bile o anları bulamazsınız.

Erdoğan’ın önünde, kürsü üzerinde, prompterdaki metnin aynısı, kartlara basılmış halde bulunur. Erdoğan, zaman zaman prompterı bırakıp bu kartları kullanır. Kartlardaki sayfayı prompter akışına göre düzenler. Yani prompterda bir arıza olsa bile, Erdoğan dilerse kartlarla konuşmasına devam eder.

Prompterı başta ABD başkanları olmak üzere dünyada birçok siyasetçi, lider, idareci konuşmalarında kullanıyorlar. Ancak prompterı Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar iyi kullanılabilen bir başkası yok. Erdoğan, ustalığıyla prompterdan konuştuğunu hissettirmeyen bir lider. Esasen, konuşmalarının yakın takipçisi olmayan biri, Erdoğan’ın ne zaman prompterdan, ne zaman irticalen konuştuğunu da ayırt edemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın prompter kullanmasına bir ara Kemal Kılıçdaroğlu da kafayı takmıştı. Hem Kılıçdaroğlu’nun, hem de İnce’nin anlamadıkları şu: Erdoğan konuşmalarını promptera bağlı yapan bir lider değildir; Erdoğan, konuşmalarında prompterdan istifade eden bir liderdir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk gençlik yıllarından beri siyasetin içinde ve yarım asırdır kitlelere hitap ediyor. Erdoğan’ın hitabet konusunda hem yeteneği, hem de büyük birikimi var. Erdoğan, bırakınız prompterı, bilgisayarın, printerın olmadığı dönemlerde de konuşmalar yapıyor, etkileyici hitabetiyle kitleleri peşinden koşturuyordu. Tıpkı Demirel, Özal, Erbakan gibi Erdoğan da irticalen konuşarak siyaset yapma geleneğinden geliyor ve irticali konuşmanın da hakkını veriyor.

Prompter bozuldu diye Erdoğan konuşmasını durdurmaz. Geçmişte defalarca olduğu gibi, prompter arızalansa bile Erdoğan konuşmasına devam eder.

Muharrem İnce, bir sosyal medya yalanı üzerinden Erdoğan’ın prompter kullanmasını eleştirmek yerine, kendi konuşmalarının videolarını dinlese çok daha isabetli bir iş yapmış olur.

Sık konuşan kişiler profesyonel destek aldıkları müddetçe sıkıcı konuşmaktan uzak durabilirler. Sadece kendi heybesindekiyle insan her gün 2-3 konuşma yapamaz. Yaparsa, Kılıçdaroğlu gibi, İnce gibi, Akşener gibi, dinlenmeyen, ilgi çekmeyen, bir şey de söylemeyen konuşmalar yapar.

Muharrem İnce, Erdoğan’ın prompterını eleştirmek, hem de bunu bir sosyal medya yalanına dayanarak yapmak yerine kendisine hem bir prompter kiralamalı, hem de sağlam bir danışman ekibi bulmalı. İnce’nin meydanlarda, konuşmalarında kullanacak malzemesi kalmadı. Seviyesi gittikçe düşüyor, sinirleri geriliyor ve artık yalanlardan medet umuyor. Eğer konuşmaları için destek almazsa, İnce CHP içindeki yegâne başarısını, belagat üstünlüğünü de kaybedecek. Meydan o zaman tamamen Kılıçdaroğlu’na kalacak.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
2019'a dikkat
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Nefret satmak...
Mücadele
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu bir ihtiyaçsa...
Yazarlar
Vedat Bilgin
Mücadele
Karşılaştığımız virüs tehdidi ve onun tahriba...
Markar Eseyan
Nefret satmak...
Bugün zengin olmak istesem bir gazete kurar, ...
Yalçın Akdoğan
Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Siyasetin gelişmiş batılı toplumlarda halkın ilgis...
Ardan Zentürk
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
New York, 18.Ekim.2019. John Hopkins Üni...
Mehmet Metiner
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Bütün bir dünyada olduğu gibi ü...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Çetin Dağaşan
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Dilek Yılmaz
Bu bir ihtiyaçsa...
Anayasa değişikliklerinden bahsediyorum... Bir yı...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1923 - Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi kendisini feshederek seçimlere karar verdi.
1921 - İkinci İnönü Zaferi kazanıldı.
1918 - Van'ın Rus ve Ermeni istilacılarından kurtuluşu
1891 - Büyük dil ve tarih bilgini Ahmet Vefik Paşa'nın vefatı
1920 - Salih Paşa'nın sadrıazamlıkdan istifası.
Günün Sözü
Sen gönlünü beslemeye bak..! Yücelere gidecek, şereflenecek odur."
()
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(267 Online) 0,99ms