Bugün - 4 Nisan 2020 Cumartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Dindarlara baskı mı yapılıyor?

Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Yazı Tarihi: 10 Mart 2018 Cumartesi

Dindarlara baskı yapılıyor” ya da “cemaatler tasfiye ediliyor” söylentilerini son zamanlarda daha sık duymaya başladık. Son haftalarda bir kısım medyada 28 Şubat günlerini hatırlatan haber ve yorumlar da bu söylentileri yaygınlaştırdı.

En baştan söyleyelim: AK Parti iktidarında dindarlara yönelik bir baskı asla söz konusu olamaz. Dindar kesim, cumhuriyet tarihindeki en özgür, en rahat dönemlerini yaşıyor. Geçmişteki hatalar, ihmaller tek tek ortadan kaldırıldı; yasaklara, baskılara son verildi. Mağduriyetler giderildi ve gideriliyor. “Türkiye’nin her bir vatandaşı birinci sınıf vatandaştır” ifadesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en sık vurguladığı ifadedir. Sadece dindarlar için değil, ezilmiş, ötelenmiş her kesim için Türkiye’de imkan ve fırsat eşitliğinin önü sonuna kadar açılmıştır.

Çok örnek var ama sadece başörtüsüne bakalım: Çevremizde başörtülü polisleri, başörtülü jandarmaları daha sık görüyoruz. Harp Okulu’nda başörtülü öğrenci var. Başörtülü hakimler, savcılar var. TBMM’de başörtülü çok sayıda milletvekili var. Geçmişte bu seviyede bir özgürlüğün hayali bile kurulamazdı, bugün hayallerin ötesinde bir gerçekliği yaşıyoruz. Hal böyle iken, “dindarlara baskı var” demek, açıkçası küfran-ı nimettir.

Bazıları, atanamadıkları için, terfi edemedikleri için, kariyer basamaklarını kolay yoldan çıkamadıkları için meseleyi şahsileştirip ahlak sınırlarının da dışına çıkarak “dindarlara baskı var” söylentisini yayıyorlar. Sırf kendisine ayrıcalık yapılmadığı için, kifayetsiz ihtirasına karşılık bulamamasını cemaat mensubiyetiyle ilişkilendiren bazıları da “cemaatler tasfiye ediliyor” yaygarasına başvuruyorlar. Bunları da geçelim.

“Dindarlara baskı yapılıyor” ya da “cemaatler tasfiye ediliyor” söylentisi aslında FETÖ ile mücadelenin tabii bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Fetullah Gülen Örgütü’nün İslam içinde bir “cemaat” olmadığını bugün artık hepimiz net bir şekilde görüyoruz. Fetullah Gülen, biraz İslam’dan, biraz Hristiyanlık’tan, daha çok Musevilik’ten renkler alarak yeni, sapkın bir din ihdas etmeye çalıştı. Ortaya bu kadar cinayet ve sapkınlık saçılmışken, Fetullah Gülen’in Müslüman olmadığını tespit için kalbini yarıp bakmaya gerek yok. Ne Fetullah Gülen Müslümandır, ne de örgütü bir cemaattir.

FETÖ’yü, tamamen yanlış biçimde, Türkiye’deki İslami cemaatlerden biri olarak gören ve gösteren bazı artniyetliler, FETÖ’nün tasfiyesini fırsat bilerek, hem dindarlara, hem de cemaatlere saldırıyorlar. Bütün dindarları Fetullahçı, bütün cemaatleri FETÖ gibi göstererek, medyada 28 Şubat ruhunu hortlatmak isteyenler var. FETÖ’nün tasfiyesini dindarların ve cemaatlerin tasfiyesi için fırsat görenlerin tavırları elbette dikkatlerimizden kaçmıyor. FETÖ bahane edilerek, namaz kılanların, sakallıların, herhangi bir cemaatin mensuplarının eşitlik ilkesine aykırı şekilde mağdur edildikleri iddiaları doğru olabilir; ancak bu yaygın bir sorun değil ve yaygınlaşmasına da müsaade edilmez.

Fetullahçılığın FETÖ’yü de aşan bir düşünüş ve inanış biçimi olduğunu daha önce yazmıştım. Fetullahçı özellikler taşıyan, FETÖ ile benzer dil ve yöntem belirleyen bazı oluşumlar, FETÖ tasfiyesinin boşluk oluşturduğu zannıyla ve hırsla “fırsatlara” doğru akın ediyorlar. Duvarlara çarpıp hayal kırıklığı yaşadıkça da “dindarlara baskı var”, “cemaatler tasfiye ediliyor” söylentilerini yayıyorlar.

Meselenin asıl önemli yanı şu: Bir cemaat olmadığı halde FETÖ’nün tasfiyesi, Türkiye’de cemaatlerin devlet, iktidar ve siyasetle olan ilişkilerine dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

Cemaatlerin devlet, iktidar ve siyasetle ilişkilerine yönelik bir tartışma, eğer doğru zeminde ilerleyebilirse, Türkiye için, hatta tüm İslam dünyası için eşsiz bir fırsattır.

Bazı cemaat ve oluşumlar, işlerine gelmediği için böyle bir tartışmanın önünü kesmek isteyeceklerdir. 28 Şubatçı dediğimiz din ve dindar düşmanı çevreler bu tartışmayı başka yerlere çekmek isteyeceklerdir. “Dindarlara baskı yapılıyor” ya da “Cemaatler tasfiye ediliyor” söylentisiyle böyle bir tartışma başlamadan boğulmak istenecektir.

Devlet, iktidar ya da siyaset standart bir düşünüş ve inanış biçimi belirleyemez; sivil oluşumları denetlese bile müdahale edemez. Bunları yapmayı Kemalizm denedi ve başarısız oldu.

Öyleyse, devlet, iktidar ve siyasetten bağımsız şekilde mesele tartışılmalı. Akademisyenler, kanaat önderleri, hatta bizzat cemaatler bu tartışmaya katkı vermeli. Diyanet İşleri Başkanlığı da tartışmaya katkı sağlamalı. FETÖ şerrinden Türkiye ve İslam dünyası için bir hayır üretilmeli.

Dünyada bu tartışmayı yapabilecek birikime sahip nadir milletlerden biri olduğumuzu da hatırlatalım.

Ne gözünü devletin imkanlarına diken ve tek meselesi “güç” ve “fırsat” olan oluşum “İslami Cemaattir”, ne de “adalet” ve “eşitlik” ilkelerine çarptığı için hayal kırıklığına uğrayanların “dindarlar baskı görüyor”, “Cemaatler tasfiye ediliyor” iddiası geçerli bir iddiadır.

FETÖ’den ders çıkarıp ibret alamazsak, Fetullahçılık belasından kurtulamayız.

Yine de hatırlatalım: Eğer FETÖ tasfiyesini fırsat bilip dindarlar başta olmak üzere bu ülkenin belli kesimlerine ayrımcılık yapmaya yeltenenler, heveslenenler, bunun hayalini kuranlar varsa avuçlarını yalarlar ve hesap verirler. Türkiye eski Türkiye değil. Bu ülkeyi ancak bu ülkenin her bir vatandaşını birinci sınıf vatandaş görerek bir arada tutabiliriz.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
2019'a dikkat
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Günah keçisi kim olacak?
Sosyal devlet neymiş!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu bir ihtiyaçsa...
Yazarlar
Markar Eseyan
Günah keçisi kim olacak?
Bizler hayret etsek de bir kısım ruhu, vicdanı kar...
Vedat Bilgin
Sosyal devlet neymiş!
Bilinen tarihimizde böylesine bir salgın hast...
Yalçın Akdoğan
Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Siyasetin gelişmiş batılı toplumlarda halkın ilgis...
Ardan Zentürk
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
New York, 18.Ekim.2019. John Hopkins Üni...
Mehmet Metiner
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Bütün bir dünyada olduğu gibi ü...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Çetin Dağaşan
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Dilek Yılmaz
Bu bir ihtiyaçsa...
Anayasa değişikliklerinden bahsediyorum... Bir yı...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1949 - NATO Kuruldu
1953 - Dumlup?nar Denizalt?s?n?n bat???.
Günün Sözü
Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.
(Mevlana)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(569 Online) 0,90ms