Bugün - 23 Eylül 2019 Pazartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!

PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Yazı Tarihi: 1 Şubat 2018 Perşembe

Zeytin Dalı Harekatı Batı medyası tarafından çok yakından izleniyor. Tahmin edilebileceği gibi, Batı medyası, harekatı bir terörle mücadele operasyonu olarak görmek yerine, sivillere ve Kürtlere dönük bir saldırı olarak yansıtıyor. Yanlı haberler kadar, PKK/PYD’yi şirin, masum, haklı ve “romantik” gösterme yönünde çokça haber yapılıyor.

Batı medyasının PKK/PYD içinde en çok ilgilendiği konu kadın teröristler. Hem PKK’nın hem de PYD’nin terörist kadrosunun yaklaşık yüzde 40’ı kadınlardan oluşuyor. Başta BBC, CNN, Telegraph, France 24, Wall Street Journal, Der Spiegel olmak üzere uluslararası medya, PKK/PYD’nin kadın teröristlerini sürekli ekranlarına, haberlerine taşıyorlar. Batı medyasında PKK/PYD’li kadın teröristler romantik, estetik bir tarzda sunuluyor: Elinde silahla dağlarda gezen ölüm makinaları, adeta Paris’te bir podyumda yürüyen mankenler gibi piyasaya sürülüyor. Elbette, Batı kamuoyu, yapılan haberlerin de etkisiyle PKK/PYD’nin kadın teröristlerini, feminizm için, laiklik ve sekülerizm için, çevre için, bunların yanında özgürlük için savaşan güzel kadınlar zannediyor.

PKK/PYD’deki terörist kadınları birer moda ikonu, birer manken, ya da “özgür, romantik kadın gerillalar” gibi pazarlayan sadece Batı medyası değil. Türkiye’de kimi gazetelerde yayınlanan fotoğraflar, hatta bu konuda yazılan kitaplar ve röportajlar da PKK’da kadın olmayı adeta kutsuyor, özendiriyor.

PKK/PYD’li kadın teröristler meselesi hiç de ekranlara, sayfalara yansıtıldığı gibi değil.

PKK/PYD’li kadınların en çok kullandığı slogan “Jin, Jiyan, Azadi”… Yani, “Kadın, Yaşam, Özgürlük”… Meselenin biraz içine girdiğinizde, maskeyi indirip ekranlardaki makyajı temizlediğinizde, karşınıza çıkan “Jin, Jiyan, Tecavüz” oluyor…

PKK/PYD içindeki kadın teröristlerin yaşadıklarını tüm yalınlığıyla anlatan birkaç kitap yazıldı. Bunlardan birini, “PKK’de Kadın Olmak” başlığıyla, Pervin Buldan’ın kayınbiraderi Nejdet Buldan yazdı. Örgütten kaçan Dilaram isimli bir eski terörist de, “Kandil’den Yaşanmış Tecavüz Hikayeleri” ve “Özgürlüğe Kaçış” kitaplarıyla PKK’da kadın gerçeğini ortaya koydu.

PKK’daki ilk kadın-erkek ilişkisi Abdullah Öcalan ile Fatma kod adlı Kesire Öcalan arasında yaşanıyor. Bu sorunlu evlilik ayrılıkla sonuçlanıyor ama Öcalan, kadın teorilerini hep bu sorunlu ilişki üzerine kuruyor. Öcalan, kadını değiştirdiğinde Kürtleri değiştirebileceğini keşfediyor. Kadını “kurtarılması gereken vatan” olarak tarif ediyor; “özgürleşen kadın, özgürleşen Kürdistan’dır” diyerek istikameti ortaya koyuyor.

Ancak, “kurtarmak” ve “özgürleştirmek” kavramları PKK’da farklı anlamlara geliyor. Örgütte kadınlara daha fazla yer verilmeye başlanmasıyla birlikte, örgüt içinde kadınlar taciz edilerek, tecavüz edilerek, metres yapılarak, bunlar olmadığında da yemek pişirme, bulaşık yıkama işlerinde kullanılarak “kurtarılıyor” ve “özgürleştiriliyor”.

Örgütün Kandil’deki ilk zamanlarında teröristler arasında ilişkiye izin verilmiyor. Birbirine sevdalanan teröristler derhal infaz ediliyor. PKK üst kadrosu tecavüz eylemlerine bulaşınca, fatura sadece kadınlara kesiliyor. Bazı kadınlar, tecavüzler sonrasında intihar ediyorlar. Kadın-erkek ilişkileri gevşetilince ise ipin ucu kaçıyor. Özellikle yönetim kadrosu Kandil’i bir fuhuş bataklığına dönüştürmeye başlıyor. Üst yönetimin, “kadın korumalar” görüntüsüyle kendilerine dağda harem kurduğu artık saklanmıyor.

“Başkan”, yani Abdullah Öcalan’ın Şam’daki “Yoğunlaştırma Evleri” aslında PKK’nın en iğrenç ve en karanlık yüzünü oluşturuyor. Şam’daki bu “yoğunlaştırılmış” kurslara katılan görgü tanıkları, her ay Başkan’a “önderlik bunları geliştirecek” denilerek 4 bakirenin getirildiğini, Başkan’ın onları “özgürleştirdiğini” anlatıyorlar. Bu kadınlara “Öcalan’ın Kadınları”, “Merkezi Kadınlar” ya da “Öcalan’ın Tanrıçaları” deniliyor; bunlar dağa gitmiyor, eylemlere katılmıyor ve örgüt içinde seçkin konumda bulunuyorlar. Bu kadınlardan konuşabilenler, kendilerine Başkan tarafından zorla tecavüz edildiğini, birçok arkadaşlarının delirdiğini ya da intihar ettiğini anlatıyorlar.

PKK’nın dağ kadrosuna 13 yaşında dahi katılanlar var. 15 yaşındaki kadınların sayısı epeyce fazla. Görgü tanıkları hamile kadınların bebekleriyle birlikte infaz edildiklerini anlatıyor. Öldürülen kadınlar çatışma bölgelerine konuyor ve TSK tarafından öldürülmüş gibi gösterilerek ailelerine teslim ediliyor. İlişkilerde suçlu taraf her zaman “kışkırttığı” gerekçesiyle kadınlar oluyor ve erkeklere dokunulmazken kadınlar idam ediliyor. Örgütten kaçmaya çalışan kadınların yakalandıklarında mağaralarda tecavüz işkencesine maruz bırakılıp öldürüldükleri de çok sayıda tanık tarafından anlatılıyor.

Batı medyası ve kısmen de Türkiye medyası PKK/PYD içindeki kadınları özgür, feminist, çevreci, kalaşnikoflu romantik “gerilla” makyajıyla pazarlarken, perdenin arkasında hikayeleri hiç anlatılmayan ve anlatılamayacak iğrençlikler özenle gizleniyor.

Şunu da ekleyelim: HDP’nin özellikle kadın vekillerinin kadınlara ilişkin meselelerde çok duyarlı gibi görünmeleri boşuna değil. “Kadın” derken, “özgürlük, özgürleştirme” derken, “yaşam” derken, yani “jin, jiyan, azadi” (kadın, yaşam, özgürlük) sloganları atarken, aslında hemen arkalarındaki tacizleri, tecavüzleri, işkenceleri, infazları, “önderlik” seviyesinden en alta kadar icra edilen rezaleti örtmeye çalışıyorlar.

40 yıldır Kürdün inancına ve Kürt kadınının iffetine musallat olan böyle bir örgütün kısmen de olsa bugün hala “Kürt özgürlük savaşçısı” imajına sahip olması, PKK’nın kendi propaganda gücüyle asla izah edilemez. Arkasında devletler, istihbarat örgütleri, uluslararası ve ulusal medya bulunmayan hiçbir örgüt gerçek ve iğrenç yüzünü bu kadar başarıyla gizleyemez.

PKK/PYD Kürt değildir; tam tersine, PKK/PYD Kürdün inancına, Kürt kadınının iffetine uzanmış tarihteki en çirkin eldir.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1856 - Devlet Demir yollarının kuruluşu.
1922 - Çan'ın kurtuluşu
2006 - Sonbaharın başlangıcı
Günün Sözü
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.
(PEYAMİ SAFA)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(307 Online) 0,91ms