Bugün - 18 Ekim 2019 Cuma
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - 10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak

10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Yazı Tarihi: 19 Ocak 2018 Cuma

Kendinizi bir anlığına 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girmiş ve Yunan işgal ordusunu denize dökmüş istiklal ordusunun bir neferi ya da zabiti gibi hayal edin…

Karmakarışık duygular içindesiniz…

Bir taraftan muzaffersiniz. Zaferin coşkusu ve sevinciyle içiniz içinize sığmıyor. Düşmanı denize dökmüş olmanın tarifsiz heyecanı içindesiniz.

Bir yandan da hüzünlüsünüz… Yanı başınızdaki nice arkadaşınız, kardeşiniz son iki hafta içinde şehit düşmüş.

Yorgunsunuz… 26 Ağustos’ta Afyonkarahisar’dan başlamış, önünüze düşmanı katarak İzmir’e kadar yürümüşsünüz.

Bir yandan buruksunuz… Şu önünüzden kaçan düşmanın 4 yıl boyunca sizin topraklarınızı işgal altında tutmuş olmasından dolayı kızgınsınız.

Öfke ve nefretin de doruklarındasınız… Arkasına bakmadan kaçan düşmanın yaktığı, yıktığı, çocuk kadın demeden insanları katlettiği köylerden, şehirlerden geçmişsiniz…

Korkmuşsunuz… Kurşun ve şarapnel yağmuruna maruz kalmışsınız, kan deryalarından çıkmışsınız…

Bütün duygular birbirine karışmış; bir yandan zafer naraları atmak, bir yandan da oturup ağlamak istiyorsunuz.

Siz, sevinci, öfkeyi, hüznü, kırgınlığı, heyecanı, nefreti, korkuyu, burukluğu aynı anda yaşarken, ertesi gün, 10 Eylül sabahı, bir “Türk” zabiti çıkıp geliyor. 4 yıl boyunca işgal ordularıyla gizliden iş tutmuş bir zabit. Kurtuluş ordusunun mağlubiyeti için ellerini ovuşturan bir zabit. Büyük Taarruz esnasında kaçmış, evine saklanmış bir zabit.

İşte tam zaferin ertesinde, 10 Eylül sabahı, bu hayali zabit milletin karşısına çıkıyor ve Yunan’ın hukukunu savunmaya başlıyor.

“Yunan’ı neden denize döktünüz?” diyor, “askerleri neden öldürdünüz” diyor… İşin içine yalan da katıp, “Yunanlılar da anne kuzusu, neden linç ettiniz? Neden işkence yaptınız?” diyor…

Tahammülü çok zor bir durum değil mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 16 Temmuz sabahından itibaren, “köprüde askerler öldürüldü, linç edildi, kafaları kesildi” gibi yalanlara başvurması, yukardaki hayali senaryoya tıpa tıp benzemiyor mu?

16 Temmuz 2016 sabahında “ana kuzusu askerler” edebiyatıyla FETÖ’yü savunmak ile, 10 Eylül 1922 sabahı “Yunan ana kuzularını denize döktünüz” edebiyatı arasında bir fark olabilir mi?

Bunu neden yapıyor Kemal Kılıçdaroğlu?

Bu sözlerin, bu argümanların bir “şifre” olduğunu artık hepimiz görüyor ve çok net anlıyoruz.

Kılıçdaroğlu aslında darbeyi savunacak, ama buna cesareti yok. Kılıçdaroğlu aslında darbe başarısız olduğu için üzüntülerini dile getirecek, buna da cesareti yok. Kılıçdaroğlu aslında, FETÖ’nün ve Fetullah Gülen’in avukatlığını yapacak, ama bunu da doğrudan ve açıkça yapmaya cesareti yok.

Cesaret yoksunluğuyla şifreye başvuruyor Kemal Kılıçdaroğlu… Darbenin başarısızlığından kaynaklanan üzüntüsünü, hayal kırıklığını, FETÖ ve Fetullah Gülen avukatlığını, “köprü üzerinde kafası kesilen asker” yalanı üzerinden ifade ve ifa ediyor.

CHP’nin yeni İstanbul İl Başkanı’nın da aynı korkaklık içinde şifreyle görüş beyan ettiğini görüyoruz.

15 Temmuz gecesi salalardan rahatsız olmuş hanımefendi… Darbe girişimi “nur topu gibi yeni bir mağduriyetmiş”… Köprüde tekbirler eşliğinde askerler boğazlanmışmış…

Polise taş atarken, duvarlara küfür yazarken, CHP kurucusu Mustafa Kemal’e “yoldaş” derken, devlete seri katil, 1915 olaylarına “soykırım” tanımlamasını yaparken gösterdiği cesareti ve “dobralığı”, Fetullahçı darbeyi savunurken gösteremiyor ve şifreye başvuruyor.

Fetullahçı tavır tam da bu değil midir? Korkaklık, siniklik, sünepelik, karnından konuşma Fetullahçılığın en öne çıkan emareleri değil midir?

Bir de güya solcuymuş hanımefendi… Doğrudur… Gezi olaylarıyla birlikte Türkiye ABD güdümlü Fetullahçı solculukla tanıştı. CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı tercihiyle görüldü ki, Fetullahçı Sosyalizm CHP’yi içerden zehirlemeyi sürdürüyor.

16 Temmuz sabahı yalanlar üzerinden Türkiye’nin istiklal mücadelesine sövenler ile, 10 Eylül 1922 sabahı Yunan işgal ordusunun denize dökülmesine ağıt yakanlar arasında hiçbir fark yoktur. Tahammülü zor bir durum, evet… Ama milletin sabrı nasıl işgalcilerin işbirlikçilerine galip geldiyse, hiç dert etmeyiniz, Fetullah’ın solcu maskeli işbirlikçilerine de galip gelecektir.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1922 - Saimbeyli'nin kurtuluşu
Günün Sözü
Çoban uyudu mu kurt emin olur.
(Mevlana)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(196 Online) 0,79ms