Bugün - 4 Nisan 2020 Cumartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Bahtı kara Ankara

Bahtı kara Ankara
Yazı Tarihi: 26 Ekim 2017 Perşembe

13 Ekim 1923’de başkent yapıldığında Ankara’nın nüfusu sadece 20 bindi. Cumhuriyet, sıfırdan bir şehir inşa edecekti. Mustafa Kemal, “Anadolu ortasında süratle vücuda getirilecek asri ve mamur bir Ankara, asırlarca ihmal edilmiş Türk vatanı için başlı başına bir medeniyet merkezi, Türk Devleti için pek mühim bir dayanak olacak” demişti.

Ankara, yeni devlet kadar, yeni ideolojinin de sembolü olacaktı. Doğulu, Müslüman bir şehir değil de, Batılı, modern bir şehir inşa edilecek; yeni ideoloji ve yeni medeniyet anlayışı Ankara’da somutlaşacaktı.

1924 yılında Alman Mimar Lörcher Ankara için bir imar planı yaptı. Ankara’nın nüfusunun azami 200 bin kişiye ulaşacağını varsayıyordu. 1932 yılında Lörcher’in planı iptal edildi, bir başka Alman mimar, Jansen’in planı devreye girdi. Jansen de Ankara nüfusunun azami 300 bin kişiye ulaşacağını varsayıyordu. Öyle ki, Anadolu Meydanı (Tandoğan) havaalanı olarak tasarlanmıştı.

Falih Rıfkı Atay, kötü bir edebiyatçı ve propagandist olduğu kadar, kötü bir şehir planlamacısıydı. Ankara’nın imarına epeyce burnunu sokmuştu. Ancak daha işin başında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Ankara’nın ranta teslim olduğunu da itiraf etmişti: 1968 yılında, “spekülasyoncular ve arsa tüccarları plana musallat olmasaydılar, Ankara bugün şimdikinden birkaç misli daha ileri bir şehir olur” diye yazacaktı.

Cumhuriyet’in “medeniyet merkezi” ranta teslim olmuştu. Ülkedeki yoksulluk nedeniyle insanlar Ankara’ya akın ediyorlardı. Şehrin binlerce yıllık merkezinde, Kale civarında bile gecekondular yükseliyor, devlet, hükümetler, belediyeler Ankara’yı çevreleyen gecekonduları görmezden geliyorlardı. Öyle ki, bir gecede değil, bin gecede kurulan gökdelen gecekondu mahalleleri bile oluşuyordu. Sıfırdan kurulan semtler ise estetikten, güzellikten, güvenlikten yoksun planlanıyordu.

Bugün Ankara’nın nüfusu 6 milyona yaklaştı. Ankara, gri bir kente, otel kente, şöyle bir kalınıp geçilecek, bir müddet vazife yapılıp kaçılacak bir kente, dünyanın en büyük lojman mahallesine dönüştü.

Ankara’yı her görüşten belediye başkanı yönetti. Kemalistler, sağcılar, solcular, muhafazakarlar Ankara’yı şekillendirdiler. Ancak para her zaman ideolojilerin, ilkelerin, politik görüşlerin üzerinde oldu. Rant, medeniyete ve mefkureye galebe çaldı.

Bir belediye başkanından beklenen nedir? Çöp toplaması mı? Suların temiz ve kesintisiz akmasını sağlaması mı? Trafiği hiç durdurmadan akıtması mı? Kaldırım yapması, asfalt dökmesi, sokakları temizlemesi mi?

Hayır… Bunları, atanmış bir müdür, bir genel müdür de yapar. Belediye başkanından beklenen, kendisini seçen şehirlilerden aldığı güçle, şehri hakkında kararlar verebilmesi, şehrine bir ufuk çizebilmesi, şehrinin ruhunu, kimliğini muhafaza edebilmesi, şehrini daha güvenli, daha yaşanabilir hale getirmesidir. Belediye başkanı, “işte benim medeniyet tasavvurum budur!” diye tüm dünyaya gururla şehrini gösterebilmelidir. Onu seçenler, onun arkasından gidenler de, “işte ben bu şehri imar ve inşa eden medeniyetin bir mensubuyum” diye gururlanabilmelidir.

Ankara’nın en iyi, hem de 360 derece manzarasını Kale içindeki sur üzerinden seyredebilirsiniz. Oradan Ankara’ya baktığınızda, artık uçsuz bucaksız bir beton yığınından, gürültüden, tozdan, keşmekeşten, ranttan başka bir şey göremezsiniz.

94 yıl boyunca Ankara’nın her milimetrekaresi ranta tahvil edilmiştir. Her bir zerre toprak, ruhundan, kimliğinden, tarihinden koparılmış, vicdansızca yağmalanmıştır. Plastikten parklar, yeşilimsi orta refüjler, insanı, yayayı, çocuk, kadın, yaşlı ve hastaları dışlayan pavyon ışıklarıyla donatılmış bulvarlar, rastgele kurulmuş alt ve üst geçitler Ankara’nın çirkinleşen yüzünü maskelemeye yetmemiştir. Toplu taşıma hiçbir dönemde sükunete, rahata ve feraha kavuşmamış, şehir, insan için de, otomobil için de kurgulanmamıştır.  Keyfice değişen imar planları zengini daha zengin etmiş, zar zor başını bir çatı altına sokanı mağdur etmiş, iteledikçe itelemiştir. Adalet, en başta çirkinleşen bir şehirde çimentonun ve asfaltın altında ezilmiştir. Tarih muhafaza edilmemiş, muhafaza edilen ise modern restorasyonlarla çirkinleştirilmiştir. Ankara devasa bir oyun parkına dönüştürülmüş, tarih de oyun parkı içinde önemsiz bir detay olarak sergilenmiştir.  Ankara’da, yapay ve zorlama Kemalist denemeler dışında ne kültür, ne sanat, ne edebiyat nefes bulamamıştır. Ankara kimseye ilham veremez hale gelmiştir.

Türbesinde bile rahat bırakmadığınız, Ankara’nın sahibi Hacı Bayram Veli’nin yüzüne nasıl bakacaksınız? Şeyh Ali Semerkandi’ye, Bünyamin Ayaşi’ye Ankara’nın içler acısı halini nasıl izah edeceksiniz? Çocuklarımıza, torunlarımıza ne diyeceksiniz? “Bu mu sizin şehir tasavvurunuz, bu mu sizin medeniyetiniz?” diye sorulduğunda ne cevap vereceksiniz? Toprağa, tarihe, her fırsatta övündüğümüz o medeniyet birikimine bu kadar biganeliği nasıl açıklayacaksınız?

Ankaralı Hacı Bayram Veli, mealen der ki: “Siz bir şehri yaparken, yapılırsınız…” Bu mu yaptığımız şehir? Bu şehir nasıl insanlar yapar ki?

Yeni bir medeniyet merkezi olacaktı Ankara. Eğer kimliksiz bulamaca medeniyet denilebilirse, herkesin suçlu olduğu bir “bulamaç medeniyeti” çıktı ortaya.

Ne Allah’tan, ne de hala maneviyatı olan bu şehirden, Ankara’dan ümit kesilmez. 94 yılda bozulan, 194 yılda ancak onarılır. Tabii, 194 yıl boyunca, kesintisiz, medeniyet tasavvuru olan, ama ondan da çok, vicdanlı belediye başkanlarımız olursa.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
2019'a dikkat
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Günah keçisi kim olacak?
Sosyal devlet neymiş!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu bir ihtiyaçsa...
Yazarlar
Markar Eseyan
Günah keçisi kim olacak?
Bizler hayret etsek de bir kısım ruhu, vicdanı kar...
Vedat Bilgin
Sosyal devlet neymiş!
Bilinen tarihimizde böylesine bir salgın hast...
Yalçın Akdoğan
Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Siyasetin gelişmiş batılı toplumlarda halkın ilgis...
Ardan Zentürk
ABD'deki o “virüs tatbikatı”, neyin hazırlığıydı?
New York, 18.Ekim.2019. John Hopkins Üni...
Mehmet Metiner
Sosyal ve siyasal izolasyon...
Bütün bir dünyada olduğu gibi ü...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Çetin Dağaşan
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Dilek Yılmaz
Bu bir ihtiyaçsa...
Anayasa değişikliklerinden bahsediyorum... Bir yı...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1949 - NATO Kuruldu
1953 - Dumlup?nar Denizalt?s?n?n bat???.
Günün Sözü
Devletin hazinesi adalettir.
(Konfüçyus)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(411 Online) 0,73ms