Bugün - 23 Eylül 2019 Pazartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Devlet ve püskevit

Devlet ve püskevit
Yazı Tarihi: 18 Eylül 2017 Pazartesi

Türkiye içindeki bir kısım Kürtler ve onlarla birlikte az bir kısım Türkler, Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurulmasını “doğal bir hak” olarak görüyorlar.

“Devlet Kürtlerin doğal bir hakkıdır” diyorlar. “Sizde olanı başkasına niye layık görmüyorsunuz” diyorlar. “Bizim niye bir devletimiz yok, bizim de bir devletimiz olsa” diyorlar…

Bu argüman ister istemez Devlet Bahçeli’nin 2011 seçimlerindeki “püskevit” konuşmasını hatıra getiriyor: “Evinizde çocuklar, televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar, Karşınızda reklamlara çıkan çocukların ellerinde çikolatalar, püskevitler, birbirlerine ikram ediyorlar, birbirleriyle yiyorlar, şakalaşıyorlar. O çocuk aklından geçiriyor: Benim de bir çikolatam olsa, benim de bir püskevitim olsa diyor. ‘Anne bana niye almıyorsunuz?’ diyor, ‘bizde niye yok?’ diyor!”

Kuşkusuz “püskevit yeme hakkıyla” “devlet kurma hakkı” aynı şeyler değildir. Hatta, “devlet kurmak” bir hak bile değildir.

Üzerinde yaşadığı toprağı bağımsız bir vatan haline getirenler, egemenlikleri için direnenler, mücadele edenler ve zafer kazananlar devlet kurarlar. Devlet “doğal bir hak” olarak yansıtılamaz; alınamaz, verilemez. Masa üzerinde, haritalarla oynayarak, büyük planların dahilinde ve arkasına büyük güçleri alarak ilan edilenler “devlet” değil, olsa olsa “devletçik”tir, “devletimsi”dir, solukları uzun olamaz.

İçinde yaşadığımız coğrafyanın 1 asır önce yaşadığı büyük felaketi görmezden gelip, “devlet bizim de hakkımız” masalıyla bir milleti maceraya sürüklemek sadece akıl tutulmasıdır.

Osmanlı Devleti’nin Mekke Emiri Şerif Hüseyin, büyük, çok büyük bir Arap devlet kurma hayalinin peşine düştü. Bu hayalin peşinde, oğullarıyla birlikte İngiltere ile işbirliği yaptı. Osmanlı’yı Ortadoğu topraklarından çıkardılar. İngiltere’nin ilk yaptığı iş, Şerif Hüseyin’in üzerine bir çizik atmak oldu. Sonra, Şerif Hüseyin’in “Büyük Arabistan” hayalinin üzerine çizik atmaya başladılar.

Çocukluğumuzda TRT’de Bob Ross isminde bir ressamın programı yayınlanırdı. Ressam Bob, tuvalin karşısına geçer, “şuraya da bir ev çizelim, şuraya da bir çiçek çizelim, şuraya da bir ağaç çizelim” diyerek hızlı resimler yapardı.

Churchill, tıpkı Ressam Bob gibi, haritayı önüne, kalem ve cetveli eline alarak, “şuraya da bir sınır çizelim, şuraya da bir fitne kuşağı koyalım, şuraya da hiç bitmeyecek bir çatışma hattı konduralım” anlayışıyla Ortadoğu haritasını çizdi.

Şerif Hüseyin, İngilizler tarafından aldatılmanın yüzüne çektiği çiziklerle, ama daha kötüsü, arkasında rastgele çiziktirilmiş ve her tarafı kanayan bir coğrafya bırakarak öldü. Müslüman ve Arap dünyasının tam merkezine çiziktirilmiş İsrail devleti, Büyük Arabistan kurma hayaliyle maceraya atılan Şerif Hüseyin’in en büyük eseri oldu!

Bu kadar anlamsız, bu kadar kan, çatışma, göç, yoksulluk, zulüm üreten bir coğrafyaya, “devlet bizim de hakkımız” gibi masumane görünen bir argümana dayanarak yeni bir çizik atmak, daha doğrusu egemenlerin yeni bir çizik daha atmalarına zemin hazırlamak makul, doğru karşılanabilir mi?

Arkanıza Batı’yı ve İsrail’i alarak, Irak’ın kuzeyine yeni bir çizik attığınızda iş bitecek mi? Yarın Irak’ın orta ve güneyine de bir çizik atmak gerekecek; ya da Sünnilerin üzerine bir çizik atılacak. Sonra Suriye’ye birkaç çizik, sonra İran’a, sonra Türkiye’de çizik istenecek… Bitmeyecek, Irak’ın kuzeyindeki o devletçik bile belki kendi içinde çiziklerle ayrılacak.

Avrupa Ortadoğu’dan şırınga ettiği kan ve petrolün getirdiği refahla, kendi içindeki sınırları kaldırmışken, ortak para kullanırken, tek bir devlet gibi ortak politikalar üretirken, Ortadoğu’ya, tam da Batı’nın istediği gibi, tam da Batı’nın ekmeğine yağ sürercesine yeni bir sınır çizmek kimin hayrına olabilir ki?

Irak’ın kuzeyinde kurulabilecek bir Kürt devletçiğinin, ABD, İngiltere, İsrail’in çıkarları dışında bir politika üretebileceğine, bağımsız olabileceğine, bağımsız karar verebileceğine inanan, Barzani dahil bir tek Allah’ın kulu var mıdır acaba?

Barzani, kof bir hayal peşinde coğrafyamızı felakete sürükleyen Şerif Hüseyin’den ibret almıyorsa, Kürtleri kanlı bir maceraya sürükleyen Kadı Muhammed’den ibret almalı. Ahir ömründe “butik bir devletçikte” diktatörlük kurma hayaliyle Kürtleri bir kez daha Batı’nın ipiyle kör kuyulara sarkıtmamalı.

Biz coğrafyamızdaki bu kadar çok ve anlamsız sınırdan şikayet ederken, Püskevit isteyen çocuk edasıyla “bizim niye devletimiz yok” diyerek yeni bir sınır çizmeye yeltenmek, hak değildir, insani değildir, imani hiç değildir.

Yeni sınırlar çizenin değil; aynı sınırlar içinde özgür, eşit, bir arada yaşama zeminini oluşturanların kahraman olabileceği bir çağdayız. Doğal olan, insani, imani ve hak olan sadece budur.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1856 - Devlet Demir yollarının kuruluşu.
1922 - Çan'ın kurtuluşu
2006 - Sonbaharın başlangıcı
Günün Sözü
İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(278 Online) 0,81ms