Bugün - 23 Eylül 2019 Pazartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - AK Parti ve gelecek - 2

AK Parti ve gelecek - 2
Yazı Tarihi: 21 Ağustos 2017 Pazartesi

Metal yorgunluğu…

Siyasi partilerin teşkilatları gönüllülerden oluşur. Bir siyasi partinin tüzüğünü, programını, ilkelerini, fikirlerini, hedeflerini, araçlarını benimseyen insanlar, ülkelerini ve dünyayı değiştirmek için teşkilatlarda karşılık beklemeden görev alır ve çalışırlar. İnsanlar, partilerinin iktidara gelmesini kendilerinin iktidara gelmesi olarak görürler. Onun için de maddi manevi fedakarlıkta bulunarak, kimi zaman bayrak asarak, kimi zaman maişetlerinin bir kısmını seferber ederek, harcamalarından kısarak, ailelerini ihmal ederek gece gündüz demeden çalışırlar. Bu insanlar, partileri iktidara geldiğinde de karşılık beklemezler. Partilerini iktidara taşıyan gücün kendileri olduğunu bilmenin gururuyla, fikirlerinin ülkeyi yönettiğini idrak etmenin rahatlığıyla, yani manevi tatminle çalışmayı, daha çok çalışmayı sürdürürler. 15’inde direklere bayrak asan genç, 25’inde ev ev dolaşıp propaganda yapar, 35’inde parti binasında çaycı olur, 45’inde sigortasız olduğunu anlar; yine de, yanından jet gibi geçip yükselenleri görür, birden bire zenginleşenlere şahit olur, pahalı güneş gözlükleri takanları, lüks arabalara binenleri, elit kafelerde oturanları, devletin yüksek makamlarına çıkanları, çakar lambalı arabalarıyla yolların kralı kesilenleri tanır; ama partisine inancını hiç sorgulamaz, gayretini asla eksiltmez, yüksek idealler uğruna yaptığı gayretlerin manevi hazzına hiç gölge düşürmez. Partisine yüreğini vermiş kişi bilir ki, parti teşkilattır; teşkilat neyse, parti de odur.

Bir de, son derece tabii olarak, parti teşkilatlarına çıkar amaçlı yaklaşanlar vardır. Özellikle iktidar partilerine üşüşür bunlar. Partinin isminin, ilkelerinin, ideallerinin pek bir anlamı yoktur bunlar için; yanaştıkları partinin iktidar partisi olması ve kendilerine fayda sağlaması onlar için yeterlidir.

Gönüllüler “bağcıdır”. Diktiklerinin, ektiklerinin karşılığını alsalar da, almasalar da oradadırlar. Diğerleri ise dağdan gelmiştir. İşler iyi giderken bağın etrafındadırlar, işler kötüye gidince ilk onlar sıvışırlar.

İktidara gelen her siyasi partide, dağdan gelenler, bağcıları kovmak isterler. Partiyi özünden, aslından, ilkelerinden uzaklaştırıp, rayından çıkarıp, değiştirmek, dönüştürmek isterler. Dağlılar, bağcıları sürekli iteler, öteler, horlar, tasfiye edip partiyi de ellerine geçirmek isterler.

Bir siyasi parti, bağcılarına sahip çıktığı müddetçe, menfaat peşinde koşan dağlılara karşı gönüllülerini sahiplendikçe ayakta kalır.

Çok partili siyasi hayatımıza baktığımızda, iktidara gelen partilerin,  bu menfaat gruplarının akınına uğradığı, değiştiği, dönüştüğü, kendi “öz” tabanını kaybederek çürüdüğü ve dağıldığı defalarca görülmüştür.

AK Parti’nin 15 yıldır iktidarda olmasına rağmen bu çürümeden uzak kalmasının sırrı tam da buradadır: AK Parti, teşkilatını, dağlılara karşı, çıkar peşinde koşanlara karşı korumuştur. AK Parti, özünü, aslını, kuruluş felsefesini sımsıkı muhafaza etmiştir. AK Parti, gönüllülerinin gönlünün bulanmasına müsaade etmemiş, gönülleri hep ferah tutmuştur.

15 yıl boyunca, AK Parti’ye sadece menfaat için yaklaşanlar ve yanaşanlar, gönüllülerin samimiyeti, gayreti karşısında azınlıkta kalmış, partiyi değiştirememiş, dönüştürememiştir. AK Parti teşkilatı, ilk günkü gibi, heyecanını, dinamizmini, sorunları aşma azmini, motivasyonunu hep sıcak tutmuştur. Dışardan yapılan saldırılar da teşkilatı bir arada, güçlü tutmuş, safları sıklaştırmış, safların arasına asalakların sızmasını önlemiştir.

Cumhurbaşkanımız, AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatında “metal yorgunluğu” olduğunu ifade etti.

Kuşkusuz, Genel Başkan’ın kastı tüm teşkilat değildir. AK Parti teşkilatı, sadece 2013’ten bugüne, Gezi olaylarıyla, 17/25 Aralık’la mücadele etmiş, 2104’de 2 seçimde, 2015’de 2 seçimde, 2017’de referandumda zafer elde etmiş, 4 kongre geçirmiş, 1 de darbe püskürtmüş bir teşkilattır. AK Parti teşkilatı, hiç kuşkusuz, hiçbir siyasi partiye nasip olmayacak derecede fedakar, cesur, çalışkan bir teşkilattır.

Öyleyse “metal yorgunluğundan” kasıt nedir?

Metal yorgunluğundan kasıt, olsa olsa, teşkilat içinde yorulanların dinlenmeye çekilmesi, ama daha çok, teşkilata sızan “dağlıların” ayıklanmasıdır.

AK Parti, özellikle son yıllarında, “dağlıların” yoğun hücumuna maruz kaldı. Teşkilatın kendi evlatlarını, gönüllüleri, en saf, en temiz duygularla mücadele verenleri yoracak, canlarını sıkacak, zihinlerinde soru işaretleri oluşturacak, gönülleri bulandıracak şayialar oluşmaya ve hızla yaygınlaşmaya başladı. Omuz omuza saf tutmuş parti neferlerinin dik duruşunu sarsacak saldırılar yaşandı.

AK Parti, mutlaka bunu da aşacak ve aşıyor. “Metal yorgunluğu” ifadesi, değişimden ziyade, ilk günkü heyecanın canlandırılmasına, “öz”ün, “kurucu ilkelerin”, samimi mücadele ruhunun diriltilmesine işaret ediyor. “Metal yorgunluğu” gençleşme ihtiyacı kadar, “safralardan temizlenme” ihtiyacını da vurguluyor. “Metal yorgunluğu”, en başta olduğu gibi, tevazuun partinin her kademesine, her işine, eylemine hakim olması gerekliliğini ortaya koyuyor.

AK Parti her dem yeniden doğmayı, “ilk günkü heyecanı” her dem çoğaltmayı başarmış bir parti. Şimdi de başaracak. İktidar, 15 yıldır AK Parti’yi değiştiremedi, bundan sonra da, değiştiremeyecek. İktidarlara musallat olan ve Türkiye’yi parti çöplüğüne çeviren asalaklar, yani “dağlılar” bu sefer de başaramayacak.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1856 - Devlet Demir yollarının kuruluşu.
1922 - Çan'ın kurtuluşu
2006 - Sonbaharın başlangıcı
Günün Sözü
Sen gönlünü beslemeye bak..! Yücelere gidecek, şereflenecek odur."
()
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(310 Online) 0,69ms