Bugün - 16 Temmuz 2019 Salı
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Yeter ki Fetullah’a dokunmasın

Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Yazı Tarihi: 7 Ağustos 2017 Pazartesi

16 Temmuz sabahı Kahramankazan’da, Akıncı Üssü yakınlarındaki tarlalarda jandarma ve polis 5 sivil yakaladı: Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç ve Harun Biniş.

Bu 5 sivil Fetullahçıydı. FETÖ’nün örgüt evlerinde yetişmiş, örgütün şirketlerini yönetmiş ya da oralarda çalışmış kişilerdi. Hayatları boyunca istihbarata yakalanmamak için “tedbir” içinde olmuşlardı. Yine de, ilişkileri, seyahatleri, telefon görüşmeleri, tanık ifadeleri, 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü içindeki video görüntüleri onları ele vermişti.

5 sivil son derece önemli. Zira 15 Temmuz kalkışmasının Fetullah Gülen’le irtibatını ortaya koyan en esaslı, en somut, en tartışmasız kanıt işte bu 5 sivil.

Rastgele seçilmemişler, son derece “sağlam” elemanlar. Fetullah Gülen’e tam iman içindeler. Soğukkanlılar. Örgütün teröristlerine enjekte ettiği takıyye, tedbir, yalancılık, inkar, ve daha bir çok vasfı azami derecede özümsemişler.

Bu 5 isimden Adil Öksüz kaçtı. Açıkçası, kaçmasaydı da konuşmayacak, yakalandığında söylediği “arsa bakmaya gelmiştim” yalanından bir milim bile şaşmayacaktı.

Salı günü başlayan ve 15 Temmuz kalkışmasının “beyin” kadrosunun yargılandığı Akıncı Üssü Davası’nda Kemal Batmaz’ın savunmasını ve çapraz sorgusunu dikkatle takip ettim. Yakalandığı gün söylediği “arsa bakmaya gelmiştim” yalanını aynen tekrar etti. Açık verme ihtimali olan sorularda çok kolay yalan söyledi, “bilmiyorum, hatırlamıyorum” ifadelerini sıkça kullandı. Akıncı Üssü’nde, Üs Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim’in de kendisine selam verdiği görüntüleri, bilirkişi raporuna rağmen “bana ait değil” diyerek inkar etti. Adil Öksüz’le aynı uçakta defalarca ABD’ye yaptığı seyahatlere, havalimanındaki diyalog görüntülerine, HTS kayıtlarına, ilişkilerine “tesadüf” dedi.

O gece Akıncı Üssü’nde rütbeli teröristleri bizzat yönlendiren, darbe kalkışmasını yöneten bu 5 sivil, darbe ile Fetullah Gülen arasındaki irtibatın kanıtı olduklarının idrakindeler. Onun için de, insan aklıyla istihza eden, sabırları zorlayan bir inkar içindeler.

Sadece bu 5 sivil değil; şu ana kadar mahkemeye çıkan hemen her sanık, darbe ile Fetullah arasında bir irtibat kurulmamasına özel önem gösteriyor.

Belli ki, tüm sanıklara, “ne yaparsanız yapın, isterseniz ölün, ama asla darbe ile Fetullah arasında irtibat kurulmasına izin vermeyin” denilmiş. Kimileri buna gönüllü uyarken, belli ki kimileri tehdit edilmiş, kimilerine de belki şantaj yapılmış. Onun içindir ki, ilk ifadelerinde gerçeği anlatan sanıklar, mahkemelerde ifadeleri değiştiriyorlar.

Darbe ile Fetullah arasında irtibat kurulmaması için çabalayanlar sadece sanıklar da değil.

Fetullah Gülen, daha ilk saatlerde darbe kalkışmasına “kontrollü” dedi; bir müddet sonra CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da 15 Temmuz’a kontrollü demeye başladı.

Kılıçdaroğlu, Adil Öksüz’ün MİT elemanı olduğu iddiasını ortaya atmıştı; geçtiğimiz haftalarda Fetullah Gülen aynı ifadeleri kullandı, Adil Öksüz’ün MİT elemanı olabileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, tıpkı Fetullah gibi, tıpkı darbe sanıkları gibi, tıpkı Alman istihbaratı ve uluslararası medya gibi, darbe ile Fetullah arasında bir irtibat kurulmaması için yoğun gayret gösteriyor.

Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz üzerinde şüphe oluşturmak için ortaya attığı soruların tamamının cevabı var. Ancak Kılıçdaroğlu sorulara cevap aramıyor zaten. Kılıçdaroğlu’nun derdi, darbenin kontrollü olduğunu ispat etmek değil. Darbe ile Fetullah arasındaki irtibatı şüpheli hale getirmek, örtmek, perdelemek Kılıçdaroğlu’na yetiyor. Dikkat ederseniz, Adil Öksüz’ün MİT elemanı olduğu iddiasını ortaya atmak, aslında darbenin kontrollü olduğu algısına değil, darbe ile Fetullah arasında irtibat olmadığı algısına hizmet ediyor.

Amaç Fetullah Gülen’i kurtarmak mı? Elbette hayır.

Kuşkusuz, sanıkların çoğu, yalan söylediklerinde, ailelerini perişan ettiklerinde, ülkelerine ihanet içinde olduklarında, namus, şeref, haysiyet, ahlak gibi değerleri çiğnediklerinde “hocaefendilerinin” onların elinden tutup, Sırat’ı geçirip, Cennet’e koyacağına inanmak gibi bir sapkınlığın içindeler. “Yeter ki Fetullah’a dokunmasın, bin müebbetin bile önemi yok” tavrındalar.

Ancak, aynı amaca hizmet ediyor görünen örneğin Alman devletinin, örneğin ABD medyasının, örneğin Kılıçdaroğlu’nun böyle bir maksadı olmasa gerek.

Darbe ile Fetullah arasındaki irtibatın, aslında darbe ile ABD arasındaki irtibat olduğunu çok iyi biliyorlar.

ABD, kendisi ile 15 Temmuz kalkışması arasında somut bir irtibatın kurulmasını istemiyor. Türkiye’de ve dünyada bu algıyı oluşturmak için gönüllü hizmetkarı olan niceleri de zaten var.

Hem Fetullah Türkiye dışında birçok İslam ülkesinde de ABD’ye gayet güzel uşaklık yapmayı sürdürüyor.

“Ne başım ağrısın” diyor ABD, “ne de sadık uşağımı kaybedeyim”… “Yeter ki Fetullah’a dokunmasın, gerisi mühim değil” diyor...

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
2006 - Dünya KIBLE Günü (ikincisi)
Günün Sözü
İman iki eşit parçadır. Yarısı sabır,yarısı şükürdür.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(156 Online) 0,67ms