Bugün - 23 Ağustos 2019 Cuma
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar

Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Yazı Tarihi: 10 Temmuz 2017 Pazartesi

Türkiye’de bir muhalefet sorunu olduğunu söyleyince, ‘her işte olduğu gibi burada da muhalefeti suçluyorsunuz, neden iktidar partisinden hiç bahsetmiyorsunuz’ türünden bir eleştirinin gelmesine şaşırmamak gerekir. Şunun için şaşırmamak lazımdır diyorum, çünkü muhalefetin demokrasilerdeki temel işlevini kavramayan bir anlayışın içselleştirilmiş olduğunu zaten sıkça vurgulamaya çalışıyorum. Böyle bir anlayışın hâkim olduğu bir ortamdan başka türlü bir eleştirinin gelmesini beklemek zaten doğru değildir. “Muhalefet kurumu, demokrasilerin kurucu ve yenileyici kurumudur, eğer muhalefet bu işlevini kaybederse o zaman iş bütünüyle iktidara kalacaktır.”

Bu bahsettiğim durum demokratik sistemlerin temel sorunlarından birisidir, fakat bizdeki durum daha problemlidir zira Türkiye hâlâ demokratikleşme sürecinde ilerlemeye çalışan bir siyasal yapıya sahiptir. 2016’da bir askeri darbe girişimi yaşamış üstelik bunu tarihindeki bütün darbelerden farklı bir şekilde daha kanlı daha alçak bir biçimde yaşamış bir ülkeyiz. Demokratikleşme sürecinde ‘devlet-toplum’ dengesini inşa etmenin kolay olamadığını, ayrıca devlet içinde ordu ve diğer kurumsal yapıların demokratik mekanizmalarının kurulmasında sorunların bütünüyle aşılmadığı düşünülünce fark daha iyi anlaşılacaktır.

Demokratik muhalefet

“Bizim toplumumuzda muhalefet kurumunun işlevlerini yeterince üstlenmemesi, orada meydana gelen zaaflar temelde bir soruna dönüşmektedir. Bunlar arasında toplumsal muhalefetten kopuk bir siyasallaşma süreci çok önemli bir konudur. Buradan siyasetin marjinalleşmesi, kutuplaştırılması ve operasyonel etkilere açık hale gelmesi ve çatışma dilinin siyasal muhalefetle eş tutulması veya muhalefet söylemine ikame olması gibi ciddi sorunlara ulaşma ihtimali ortaya çıkacaktır.”

Bahsettiğimiz bu sorunlarla ilgili sanırım esas meselelerden biri siyasal muhalefetin toplumsal muhalefetle ilişkisinde düğümlenmektedir. Muhalefet söyleminin ‘devlet ve toplumu farklı tarihsel zatiyetler’ olarak kavramak yerine toplumu ‘kendi devlet projesinin nesnesi’ haline getiren bir ideolojik perspektiften hareket etmesi, ‘toplumsal muhalefetle’ ‘siyasal muhalefet’arasındaki tarihsel çelişkiyi süreklileştiren bir neticeye sebep olmaktadır. Bu neden böyledir ve bunun üstesinden gelinemez mi? Hatırlarsanız tek parti yönetiminin kuruluşundan itibaren CHP de adım adım inşa edilmiş kurumsal hale gelmiş bir ideoloji içinde kısa bir dönem hariç toplumsal muhalefet yerine devlet öznesinin ideolojik talepleri baskındır. Kısa bir dönem dediğim, Ecevit-Turan Güneş ikilisinin 1970’ler konjonktürüne dönük yenilik hamlesidir ki bunun da burada üzerinde durulması imkânsız olan muhtelif sebeplerle akim kaldığı bilinmektedir.

Toplumsalı kaybetmemek

O halde sorunu basitleştirirsek CHP’nin Ana Muhalefet Partisi olarak konumunu değiştirmesi, ‘devlet’ adına muhalefet anlayışından, ‘toplumsal muhalefet’ adına siyaset yapacak bir konumda tavır almasına ihtiyaç vardır. Burada meseleyi kolaycılığa kaçarak ‘bırakalım CHP’yi ne yaparsa yapsın biz kendi işimize bakalım’ diyecek bir iktidar tavrının da dün olmadığı gibi bugün de doğru olmadığını söylemek durumundayım. Bu bakımdan muhalefetin ‘demokratik sorumluluğu’ üstlenmesi, her yönüyle muhalefeti bağlayacağı açıktır. Bu durum daha önce DP, AP, ANAP bugün AK Parti için avantaj sağlıyor görülebilir fakat sebep olduğu ve olabileceği zararların, tahribatı ciddi sorunlara yol açmaktadır.

“Toplumsal muhalefeti temsil etmeyen siyasi muhalefet dilinin meydana getireceği ilk sorun iktidar partisinin eleştirel süzgeçten mahrum olması ve uzun vadede buradan beslenme imkânını kaybetmesidir. İkinci mesele toplumsal muhalefetin temsil edilemeyen taleplerinin marjinalleşme etkisinin toplumsal değişimin hızlandığı süreçlerin sebep olduğu belirsizlik ortamlarında yıkıcı etkileridir. Üçüncü daha tahripkâr olan etkisi ise ülkeye operasyon yapmak isteyenlerin bu zemini terör örgütleri (FETÖ, PKK/PYD, DAEŞ) üzerinden kullanıma sokmasıdır.”Kısaca, muhalefet sorunu demokrasilerin en önemli konusudur.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

2019'a dikkat
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Ölüme meydan okuyanlar!
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Yazarlar
Vedat Bilgin
Ölüme meydan okuyanlar!
O gün önce onlar şaşırmışlardır; Tü...
Aydın Ünal
15 Temmuz ve Hakan Fidan
Aslında her şey, Hakan Fidan’ın 25 Mayıs 201...
Mehmet Metiner
Ne saray var, ne diktatörlük! Yeni dönemin ruhu!
İngiliz BBC kanalı canlı yayında hazımsızlığını na...
Markar Eseyan
Ne yapmalı nasıl yapmalı…
Dünya Türkiye’nin dirilişini izliy...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Dağıstan Çetin
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1519 - Barbaros Hayreddin Paşa?nın Cezair?i fethi.
1703 - III. Ahmed?in Tahta çıkışı
1574 - Şeyhülislâm Ebusuud Efendinin vefatı
1514 - I. Selim'in Çaldıran'da Şah İsmail'i Yenmesi
1703 - Sultan II. Mustafa'nın Yerine Kardeşi Şehzade Ahmet (III. Ahmet)'in Tahta Çıkarılması
1923 - Lozan Barış Antlaşması'nın Büyük Millet Meclisince Onaylanması
Günün Sözü
Nankör bir evlada sahip olmak, yılan dişinden daha acı verir.
(Shakespeare)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(181 Online) 0,64ms