Bugün - 26 Eylül 2020 Cumartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Yazar Detayları

Aydın Ünal

Aydın Ünal - Propaganda aracı olarak yalan

Propaganda aracı olarak yalan
Yazı Tarihi: 30 Mart 2017 Perşembe

2007 genel seçimlerinde Antalya'da AK Parti CHP'den 5 puan fazla oy aldı. 2009 yerel seçimlerine girerken, makas daralmıştı. Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Mustafa Akaydın, ihtiyacı olan birkaç puanı alabilmek için siyaset tarihimizin en popülist kampanyasını başlattı. Bedava elektrik, bedava ısınma, her gün bedava süt, Antalya'ya 4 yeni üniversite, 100 bin kişiye iş, öğrencilere burs, hastaneler, metro… Mustafa Akaydın, aklına ne geliyorsa vaadetti, seçilmesi için gerekli o birkaç puanı da aldı.

Antalya'daki ultra-popülist kampanyanın sonuç getirdiğini gören CHP, 2011 seçimlerinde aynı taktiği uyguladı. CHP'nin iktidar ya da birinci parti olmak gibi bir hedefi zaten yoktu. Oy oranlarının birkaç puan artması, Kılıçdaroğlu'nun parti içinde rahatlamasını sağlayacaktı. Sorumluluk almayacağını bilen, sırtında yumurta küfesi taşımayan CHP, 2011 seçimlerine çok uçuk vaatlerle girdi. “Her aileye 600 TL vermek”, “Mazotu 1,5 TL'ye indirmek” gibi yüzlerce imkânsız vaat havalarda uçuştu. Bu taktik de sonuç getirdi; CHP, 2007 seçimlerine göre oy oranını bir miktar artırdı.

Gezi olayları, CHP'nin söylem sınırlarını biraz daha genişletti. Ahlaki sınır tanımayan, en galiz küfürleri şirin protesto ifadeleri gibi sunan, hakaret ve iftirayı normalleştiren Gezi söylemi, CHP'nin popülist söylemiyle birleşti. Fetullahçıların küresel yalanları da bu dile eklendi. 2014 ve 2015'teki seçimlere girerken, CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, popülizme ek olarak sövmeyi, iftirayı, hakareti, en çok da yalanı propaganda malzemesi olarak bolca kullandı.

16 Nisan halkoylamasına girerken, CHP'nin ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun, artık daha da olgunlaşmış bu propaganda taktiğini ustaca kullandığını görüyoruz.

Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliği teklifinin içeriğine ilişkin üst üste gaf yapıyor, üst üste yanlış bilgi aktarıyor, çoğunlukla da yalan söylüyor.

Onlarca örneği var ama burada yazıp tuzağına düşmeyelim.

Kılıçdaroğlu, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının her toplumda istismara açık bir malzeme olduğunu biliyor. Hemen her konuşmasında, Suriyeliler üzerinden yalan söyleyerek, insanlık ve insaf dışı şekilde ırkçılık üzerinden de prim yapmaya çalışıyor.

Kılıçdaroğlu ne yaptığının farkında. Onun için de, yalan söylerken, çarpıtırken, ırkçılık yaparken son derece rahat.

Yalanların doğrulardan çok daha hızlı yayıldığını biliyor Kılıçdaroğlu. Milyonda 1 kişi bile olsa, yalanlarıyla etkileyebiliyorsa, bunu bir kazanç olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu'nun yalan üzerinden propaganda taktiği bunlardan ibaret değil: Kendisine “yalancı” denilmesini istiyor, çünkü böylece gündemde kalıyor. Yalanlarına cevap verilmesini istiyor, çünkü böylece yalanları daha fazla dolaşıma giriyor, daha geniş kitlelere ulaşıyor.

3-5 oy fazla alabilmek için, ırkçılık yapmaya, “yalancı” damgası yemeye, güvenilirliği tamamen yok etmeye değer mi?

Kılıçdaroğlu, Fetullahçılar tarafından altına konulan o koltuğu dolduramadığını, 16 Nisan'dan sonra, yeni sistemle birlikte o koltukta daha fazla oturamayacağını iyi biliyor. 16 Nisan'a kendisi için bir “varlık-yokluk” sınavı olarak giriyor. Yok olup gitmektense, “ırkçı”, “yalancı” yaftasıyla da olsa, süreyi uzatmayı kazanç olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu, kendisine “yalancı” denildiğinde, “televizyona çıkalım tartışalım” diyor.

Elbette hiç kimse, böyle sınırları olmayan bir figürle tartışıp ona prim kazandırmaz.

Ama hodri meydan! Kılıçdaroğlu, bu yazıdan dolayı davacı olabilir. Televizyonda değil ama mahkemede, bütün o yalanların tek tek üzerinden geçilebilir.

“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” derler… İlkesizliği ve ahlaksızlığı meşrulaştırmanın bahanesidir bu söz.

Kötü reklamla oy alan siyasetçileri millet 3 Kasım 2002'de sandığa gömdü. Çoğunun ismini bile hatırlamıyoruz.

 
 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

15 Temmuz ve Hakan Fidan
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
Yeni kabine, yeni MYK
Amerika Kıtası’nı kim keşfetti?
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
Muhalefetin kampanya hatası
Vicdan terazisi
24 Haziran direniştir!
Hedef 1 milyon
Muhalefete vaat önerileri
Prompter bozulursa
Rezzan el Neccar
Muhalefet ve hitabet
Faşizm lekesi silinmez
Muhasebe
Kürt meselesi ve 24 Haziran
Kürt meselesi ve 24 Haziran
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
İnChe
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
Erken zafer duygusuna dikkat
Adamlık sınavı
Çift pusula propagandasına dikkat
Aday adaylarına tavsiyeler…
İktidar ve iktisat
İnsana dokunmak
Hülâgû gelmeden…
Fransa yeniden Suriye’de
Hiçbir FET֒cü emniyette değil
AB’nin anlamadığı…
“Din Uğruna”
Bu PKK’lılar neden öldü?
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
Büyük cihada hoş geldiniz!
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
Nerede o eski troller!
‘Allı Turnam’
28 Şubat ve FETÖ
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
Şantajın hesabı sorulur
HDP faşizmi çöküyor…
CHP dış politikada ne söylüyor?
CHP: Kaos içindeki düzen
Jin, jiyan, feryat, figan
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
Terörü kaynağında kurutmak
Kürtler, PKK ve Afrin
10 soruda Afrin harekâtı
10 Eylül sabahı Yunan’ı savunmak
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
AK Parti-MHP ittifakı: Faydalar ve riskler
Sarıkamış hatıraları
Vefa
2018 için okuma tavsiyeleri
CHP’nin gazına gelmek…
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
Burj el Barajne
İşgal mi, ihanet mi?
Kudüs: Şimdi ne olacak?
Korkmayın, titreyin…
ABD operasyonunun mahiyeti!
“Akıllı” Fetullahçılar
Kılıçdaroğlu’na operasyon
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
“Bizim” televizyonlar
PKK solu da katletti
Ekim Devrimi’nin 100. yılında Türkiye solu
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
Karamsarlığa dikkat
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
Seçimle gelen diktatör yoktur
Narcos
Bahtı kara Ankara
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
Tezgâh
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
Bahar temizliği başladı
Arapların gözüyle Türkiye
Li Beyrut
Diyarbakır’da ‘megri’ demiştik, evet!
Son ordu
Terör’e göz kırpmak CHP’ye kazandırıyor
Devlet ve püskevit
Erdoğan ve AK Parti eleştirilemez mi?
Devlet beni keşfedemedi
Uzmanlar aranıyor
AK Parti ve gelecek (6) FETÖ ile mücadele
AK Parti ve gelecek - 5 Kürt Meselesi
AK Parti ve gelecek - 4
AK Parti ve gelecek – 3
AK Parti ve gelecek - 2
AK Parti ve gelecek - 1
Mahzun Afganistan
Uzun ince yol
Yeter ki Fetullah’a dokunmasın
Tuzak
Şehirlerimiz çirkinleşiyor
Osmanlı yok, Türkler burada
Kudüs ve aşk
Yeni bakanlar
Neden çözülmüyorlar?
Kısa Türkiye Tarihi 15 Temmuz’a Nasıl Geldik?
Tetikteyiz, tehditkârız
Annesinden şehide mektup
Muhalefetin sorumluluğu, iktidarı da bağlar
Annesinden şehide mektup
Kılıçdaroğlu başardı
Kazakistan’da FETÖ tehdidi
Pir-i Türkistan
Önce endişe sonra sevinç
Kürtler kopmasın diye…
Londra’da ‘Asım’larla iftar
Tabutla çıkacaklar!
CHP’ye övgü
Katar Krizi: Kim kimdir?
5 No'lu'dan ders çıkarmak
Gündem Türkiye
Arif
Tek millet
21 Mayıs kongresi
Şerif Hüseyin’den Salih Müslim’e
AK Parti kongreleri
Devrim çocuklarını yer
Aşkım, sevdam, tutkum, kavgam…
“Deli çocuklardan” mektup
Gençler büyük iş çıkardılar
Dava delileri
Bu burukluk niye?
Yeni Türkiye
Kararsız mısınız?
Ne tesadüf!
“Ülkeyi sokakta bulmadık”
Kontrolsüz muhalefet
Propaganda aracı olarak yalan
Bahar yakındır
Diğer Yazarlar

Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Yunan'ı ezdirmez, İsrail'i tehdit ettirmezler…
2019'a dikkat
FETÖ bitti mi?
Model çok net…
Asırlık uyanış
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
FETÖ'den canı yananlar(!)
Bu bir ihtiyaçsa...
Yazarlar
Markar Eseyan
Model çok net…
Bretton Woods dünya sistemi tel tel dök&...
Mehmet Metiner
FETÖ bitti mi?
Birileri “Pişmanlık duyanları affedelim. Yen...
Vedat Bilgin
Asırlık uyanış
Geçtiğimiz günlerde çok konuşul...
Ardan Zentürk
Yunan'ı ezdirmez, İsrail'i tehdit ettirmezler…
Kulakları çınlasın, Allah uzun ömü...
Yalçın Akdoğan
Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Siyasetin gelişmiş batılı toplumlarda halkın ilgis...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Çetin Dağaşan
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Dilek Yılmaz
Bu bir ihtiyaçsa...
Anayasa değişikliklerinden bahsediyorum... Bir yı...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1529 - Kanunu Sultan Sülayman Han'ın Birinci Viyana Muhasarası
2006 - İtfaiye Haftası
2006 - Mevsim Yağmurları
Günün Sözü
Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluktur.
(HZ.EBUBEKİR (R.A))
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(226 Online) 0,65ms