Bugün - 10 Nisan 2021 Cumartesi
Ankara 23°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Yeni Üye
Ekonomi Asayiş Politika Dünya Sağlık Eğitim Gündem Kulis Haber Spor Yerel Magazin Diğer »
Haber Detayları

Diyabet hastaları oruç tutarken dikkat

Diyabet toplumumuzda oldukça sık görülen ve ciddi komplikasyonlarla seyredebilen bir hastalıktır. Diyabet hastaları, dini vecibelerimizden olan Ramazan orucunu tutma konusunda talep ve soruları olmaktadır.

Sağlık Haberi - 7 Nisan 2021 Çarşamba - 11:33
Diyabet toplumumuzda oldukça sık görülen ve ciddi komplikasyonlarla seyredebilen bir hastalıktır. Diyabet hastaları, dini vecibelerimizden olan Ramazan orucunu tutma konusunda talep ve soruları olmaktadır.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Tip 1 diyabet hastalarının oruç tutmaları mümkün değildir!

Tip 1 diyabet hastalarının hayat boyu insülin kullanmaları gerekmektedir. Bu insülinler genel olarak günde 3 veya 4 doz şeklinde olmaktadır. Kimi Tip 1 diyabet hastaları da insülin pompası ile kan şekerlerini kontrol altına almaya çalışmaktadırlar. Bu yüzden bu hastaların oruç tutmaları mümkün değildir. Kısa bir dönem insülin yapmazlar ise yüksek şeker (hiperglisemi), ketoasidoz komasına girebilirler. Dolayısıyla, bu hastaların kesinlikle oruç tutma teşebbüsünde bulunmamaları gerekmektedir.

Oruç tutan tip 2 diyabet hastalarında hayatı tehdit eden sonuçlar ortaya çıkabilir!

Tip 2 diyabeti olan hastalarımız ise çok farklı gruplar şeklinde tedavi almaktadırlar. O yüzden her hasta kendi özelinde değerlendirilmelidir. Temel olarak hipoglisemi, yani şeker düşüklüğü ve hiperglisemi yani şeker yüksekliğine açmayacak şekilde tedavi planlaması yapılmalıdır. Oruç tutan diyabet hastalarına bu klinik durum gelişirse hayatı tehdit eden sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Birinci grup ve ikinci grup tip 2 diyabet hastaları ilaç dozları ayarlanarak oruç tutabilirler!

Birinci grup hasta; çok düşük dozda ilaç kullanan ve kan şekerleri kontrol altında olan ve ek hastalıkları olmayan Tip 2 diyabet hastalarıdır. Bu hastalar ilaç dozları ayarlanarak oruç tutabilirler. Bu hastaların birçoğu tek veya iki şeker hapı kullanmaktadırlar.  Özellikle hipoglisemiye yol açan sülfonilüre grubu (glibenklamid, gliclazid, glimeprid) ilaçlar iftara kaydırılarak tedavi değiştirilebilir. Eğer sadece metformin kullanıyorsa ve kan şekeri düzenli ise oruç tutmasında herhangi bir sakınca olmayacaktır.

İkinci grup hasta ise tek doz insülin ile beraber şeker düşürücü ilaçlar kullanan hastalardır. Bu hastalarda insülin hemen iftar sonrasında uygulanır ve sahurda hipoglisemiye yol açmayan ilaçlar tedaviye eklenerek oruç tutmaları sağlanabilir. Bu hastalar insülin kullandıkları için mutlaka hipoglisemi riski açısından yakın kan şekeri yakın takibi yapılmalıdır. Özellikle bu kişiler öğleden sonra, saat 15-16’dan sonra hipoglisemi açısından yakın takip olmalıdır. Kan şekeri 70 mg/dl altına düşerse orucunu bozarak kan şekerini normale getirmelidir.

Üçüncü Grup ve Dördüncü Grup Tip 2 Diyabet Hastalarının Oruç Tutmaları Uygun Değildir!

Üçüncü grup Tip 2 diyabet hastaları ise, iki veya daha fazla insülin tedavisi kullanan hastalardır. Bu hasta grubunda aynen Tip 1 diyabet hastalarında olduğu gibi oruç tutmaları kan şekeri regülasyonunu daha da kötüleştirebileceği ve hipoglisemilere yol açacağı için oruç tutmaları uygun değildir.

Dördüncü grup Tip 2 diyabet hastaları ise kan şekerleri çok oynak seyreden ve ciddi komplikasyonları olan hastalardır. Örneğin bypaslı veya stent öyküsü olan, kontrolsüz hipertansiyonu olan, ciddi diyabet göz hastalıları olan, yakın zamanda felç geçirmiş hastaların kan şekerleri iyi bile olsa oruç tutmaları çok uygun değildir. Çünkü gelişecek hipoglisemi veya hiperglisemi durumunda hayatı tehdit edecek sonuçlar oluşabilir.

Doç. Dr. Yusuf Aydın, ‘’Gruplar genel öneri şeklinde değerlendirilmelidir. Oruç tutmak isteyen her diyabetli, ramazan öncesinde mutlaka kan şekerlerinin genel durumu, ek hastalıklarının son durumunu değerlendirmek için hekimlerine başvurmalıdır. Özellikle HbA1c değeri yani 3 aylık kan şekeri ortalaması %8,5 üzerinde ise bu hastanın kan şekeri kontrolü kötü olarak kabul edilmelidir. Bu diyabet hastalarının da oruç tutmasının uygun olmadığını düşünüyorum’’ dedi.

Oruç tutmayı planlayan ve hekimlerinin izin verdiği hastalar, Ramazan döneminde mutlaka oruç tutacakları zaman sahur yapmaları gerekmektedir. Sahurda özellikle protein içeriği yüksek gıdaları (yumurta, peynir, baklagil ve proteinli çorbalar) gıdaları bol almaları gerekmektedir.  Ayrıca sıcak bölgelerde oruç tutan kişilerde sıvı kaybı riski fazla olduğundan sahurda yeterli oranda su ve sıvı gıdaları almaları gerekmektedir. Ayrıca oruçlu oldukları dönemde mutlaka kan şekerlerini yakın ve daha sıkı takibi gereklidir.

Oruç ibadetini yapmayı planlayan hastalarımızın mutlaka Ramazan öncesi hekimleri ile görüşmelerini, klinik durum değerlendirmelerini yaptırmalarını öneriyorum. Sonuç olarak daha öncede belirtiğim gibi her hasta kendi özel durumuna göre hekiminin izin vermesi halinde oruç tutabilir.

Hibya Haber Ajansı

 
Anahtar Kelimeler:Diyabet, toplumumuzda, oldukça, sık, görülen, ciddi, komplikasyonlarla, seyredeb,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Sağlık Haberleri
Ramazan’da bağışıklık sistemini güçlü tutmak İçin 8 öneri
Sağlık Bakanlığı'ndan Ramazan önerileri
Parkinson hastalığında, hasta yakınlarına önemli görevler düşüyor

Parkinson hastalığında, hasta yakınlarına önemli görevler düşüyor
Sağlıklı iftar tabağı için 8 öneri
Ramazan’da ‘Ne olursa olsun psikozu’ ndan uzak durun
Yanlış beslenme böbrek yetmezliğine davetiye çıkarıyor
Alerji belirtileri COVID-19 ile karışabilir
Diğer Başlıklar

Qatar Airways, dünyanın ilk tam COVID-19 aşılı uçuşunu gerçekleştirdi
Çocukluk döneminde obeziteye dikkat
Mart ayında otomobil satışları, yüzde 74.9 arttı
Erdoğan, Türkiye Voleybol Federasyonunu ağırladı
Kısa Film Yarışması’nda geri sayım başladı
Ramazan’da bağışıklık sistemini güçlü tutmak İçin 8 öneri
Uluslararası sermaye piyasaları
3 terörist etkisiz hale getirildi
Sağlık Bakanlığı'ndan Ramazan önerileri
TCMB pas geçiyor ama?
Yazarlar
Vedat Bilgin
ABD-Rusya denkleminde Türkiye
ABD'nin önce Akdeniz'de şimdi Karadeniz'de ge...
Mehmet Metiner
Koronavirüsle imtihanım...
24 Ekim Cumartesi gecesi CNN Türk’teki ...
Dilek Yılmaz
Kovid'in belini de terörün belini de iyilikler büker
Kovid19 belasından öğreneceğimiz çok ş...
Markar Eseyan
Keşke o kadar basit ve kolay olsa…
Doğu Akdeniz’de yumuşama emareleri değişik ş...
Ardan Zentürk
Yunan'ı ezdirmez, İsrail'i tehdit ettirmezler…
Kulakları çınlasın, Allah uzun ömü...
Yalçın Akdoğan
Siyaset küçümsenemez, hayat-memat işidir
Siyasetin gelişmiş batılı toplumlarda halkın ilgis...
Eymen Zorlu
Öğreten mekanlar: Kütüphaneler
Galvanize etmek… Bir kavram, bir deyim&hel...
Ali Kemal Koç
Bu yürüyüş ak menzile götürür mü?
Menzile gidebilmek için önce inanmanız...
Payidar Güven
FETÖ'den canı yananlar(!)
Türk tarihinde eşi menendi görülmem...
Çetin Dağaşan
2019'a dikkat
Referandumu değerlendirecektik… Devam edel...
Nedim Atakol
Ekonomi Yazıları - I- İşsizlik nasıl bir haldir?
The Great depression’u bilirsiniz… B...
Röportajlar
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN!
REKLAM VERİN FARKLILIK YARATIN! Reklamınızı “Reklam” bölümünde yayınlayarak farklılık yaratın. Böylece ürün ya da web...
»
Tarihte Bugün
1920 - Kurtuluş savaşının önde gelen simaları hakkında ölüm cezasının bulunduğu fetvanın yayını.
1845 - Emniyet te?kilat?'n?n kurulu?u.
1712 - ?air Nabi'nin vefat?.
2006 - F?rt?na
Günün Sözü
Kadınları okutunuz, kadını okutmayan millet yükselemez?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(208 Online) 0,45ms